Barış Düdü, İzmir BKK İl Başkanı, 2023’te verilen 8 bin 77 TL’lik seyyanen zammın emekli aylıklarına yansıtılmadığını belirtti. Mahkeme kararını beklemeden, görevdeki memurlara verilmiş bu artışın emeklilere de geçmesini talep etti. Bu çağrı, adil ücret politikası için önemli bir adım.
Küp, Düdü, 2023’te görevdeki memurlara verilen ama emeklilere yansıtılmayan 8 bin 77 TL’lik seyyanen artışın ne kadar maddi kayıp yarattığını anlattı. Örneğe göre, bu artış emekli aylıklarına uygulanmadığında, kişi başına 1 milyon TL’ye yaklaştığı bir kayıp doğabilir. Aynı zamanda, 2023’teki 8 bin 77 TL’lik artışın bugünkü karşılığı, yaklaşık 25 bin TL’lik fark yaratır.
Düdü, ‘Kişi başı 1 milyon TL kayip’ dedikçe, 8 bin 77 TL’lik artışın emekli aylıklarına yansıtılmamasıyla birlikte, toplamda 25 bin TL’lik bir farkın oluşacağını söyledi. Bu rakamlar henüz Anayasa Mahkemesi kararıyla kesinleşmedi, ama hesaplamalar ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Sosyal devletin, çalışanı yoksulluk sınırına mahkum etmeyi değil, emeklini açlık sınırına sokmayı hedeflediğini belirtti. Düdü, ‘Mahkeme beklenmeden, seyyanen artışı emekli aylıklarına yansıtacak düzenlemeyi derhal hayata geçirin’ dedi. Bu çağrı, kamu emeklilerinin gelir uçurumunu kapatmayı amaçlıyor.
Emekli hakları, sosyal devlet konsepti ve adalet ilkeleri arasında bir köprü kurmak için, Düdü, ‘İktidara, mahkeme kararı beklenmesin, seyyanen artışı hemen emekli aylıklarına yansıtın’ diyerek çağrıda bulundu. Bu hedef, üç yıldır yaşanan gelir kaybının önünü açmak için kritik bir adımdır.
Bakın ne oldu, milletin? Düdü’nün sesini ekranda görenler, “Yoksa kimse mi bekliyormuş?” diye düşünüyor. İktidar, bu talebi duyduğunda, “Tamam, hemen ederiz” demeyi bekliyordu. Fakat, Türkiye’deki kamu emeklileri, bir yıl önceki zammı bile göremediği için, bu sorunun yanıtını beklemeye devam ediyor.
İzmir’deki BKK İl Başkanı, 2023’te 8 bin 77 TL’lik seyyanen artışın emeklilere yansıtılmadığını, “Adaletin eksik olduğu bir durum” olarak nitelendirdi. Bu zammın, emekli maaşlarına uygulanmadığında, kişi başına 1 milyon TL’ye yaklaşan bir kayıp oluşturduğu, “Hızlıca fark edelim” dedi. O an, emekli çalışanların yüzündeki hayal kırıklığı, sıcacık bir günün ortasında çiğnenip, “Ne olacak?” diye sorduklarını hatırlatıyor.
Maaş uçurumu, sadece bir rakamdan ibaret değil; bir hayat, bir adalet meselesi. Düdü, “Mahkeme beklenmeden, seyyanen artışı emekli aylıklarına yansıtın” diye çağrıda bulundu. Bu çağrı, hükümetin “sosyal devlet” tavrını sorguluyor. Çünkü sosyal devlet, çalışanı yoksulluk sınırına mahkum etmeyi değil, emeklini açlık sınırına atmıyor. Emekli çalışanların, yıllarca hizmet verdikleri için, “hakkını” alabilmeleri gerekir.
İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’deki kamu memurları, “İşte bu” diyerek, “Emekli maaşlarıyla ilgili adaletin geri dönmesini” bekliyor. Dördüncü bir yıl geçti, yine aynı eksik adım, aynı “hakkını” soruyor. “Siz de bekleyin, belki de karar verilir” diyen bir avukat, “Böyle bir durumda, herkesin emeği değerli” diye ekliyor. Hükümet, “İkinci bir kez” söyleyerek, “Hızlıca düzenlemeyi yapacağız” demiyor, ama Düdü’nün sözleri, “Bu adil değil” diye yankılanıyor.
Bununla birlikte, emekli çalışanların gelir kaybının, “25 bin TL’lik fark” nedeniyle, “örnek bir mali kayıp” olduğu, “kendi kendine” anlatılıyor. Bu rakam, “bilinmiyor” gibi bir terimle, “yapılan hesaplamalar”da ortaya çıkıyor. “Mahkeme kararıyla kesinleşmedi” diye bir açıklama, “görevdeki memurlar” ile “emekli memurlar” arasındaki uçurumu “görünür” kılıyor.
Sonuç olarak, devletin “hükümet” olarak, “hakkını” bekleyen kamu emeklilerine bir “şart” koyması, “sosyal devlet” anlayışını sarsıyor. “Gelecekte” de bu mesele devam edecek gibi, “yeni bir adım” atılmadan, “hakkı” belki de “asla” geri dönmeyecek. Bakalım, bu çağrı, “kısa sürede” bir çözüm getirir mi, yoksa “kısa sürede” bir değişiklik yapılmadan, “yine aynı durum” devam edecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber