TBMM Genel Kurulu’nda, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi gündeme geldi. Ali Babacan, bu teklifin “daha ilk aşama” olduğunu belirterek, “daha bundan sonraki aşamalar var, bunlar bittikten sonra hak ve özgürlüklerle ilgili konuya girmek gerekecek” dedi.
Babacan, Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir şiddet ve terör sorunuyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. “Ekonomi en büyük can yakan sorun olsa da, hukuk da ciddi problem alanı,” diyerek, “son 40 yıldan fazladır, çok büyük can kaybına sebep olan şiddet ve terör süreci var” diye ekledi. “Kürt vatandaşlarımız da başta olmak üzere pek çok insanın temel hak ve özgürlüklerle ilgili sorunları var. Biz partimizi kurarken kuralı hep “terör ve şiddet sorununu çözmek, temel hak ve özgürlükleri korumak” olarak belirledik,” sözleriyle devam etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “yüzde 5 bile çözüm ihtimali olsa destekleyeceğiz” açıklamasını hatırlatan Babacan, “bahçeli çıktıktan sonra çatışma çözümü literatüründen faydalandık, ilk destek veren siyasi partilerden biriydik” diye konuştu. “Aradan iki yıl geçti, safha safha ilerleyen bir süreçteyiz. Terör ve şiddet çözümü hattı henüz tamamlanmadı; hak ve özgürlük hattı var.” diye ekledi.
Komisyon çalışmalarıyla ilgili olarak, Babacan “bize bir komisyon kuruldu, Mehmet Emin Ekmen, Bülent Kaya, Mustafa Binici gibi milletvekilleri yer aldı” diyerek, “çalışmalar yapıcı ve kaliteli oldu” diye övgüde bulundu. “Şimdi sıra uygulamada; komisyonun çerçevesi ortaya çıktı, işin en önemli kısmı uygulama” dedi.
Desteğe ilişkin açıklamada Babacan “tek yası gördüğümüzde hızlı bir şekilde inceledik, genel hatlarıyla destekliyoruz” diye belirtti. “Komisyon aşamasında düzeltilecek hususlar olabilir. Ceza adaletinde eşitlik isteyen kesim, suçu suçu olmayanlara da hapiste tutuklu olanlara da hak sorunu var. Bu yasa sınırlı bir çerçevede, ama Türkiye’nin sorunları daha geniş. Eksiklerin ileriki aşamalarda giderileceğini varsayıyoruz” dedi.
Uygulama sürecinde Babacan “çok ciddi yol kazaları olabilir” diye uyardı. “Yürütme yetkisi büyük, hata yapılırsa sonuçlar ağır” sözleriyle devam etti. “Uygulamada olabilecek en büyük risk, idari makamlara verilen geniş yetkilerle birlikte, yargı ve yürütme ayrımının zayıflaması” diye ekledi.
Usul hakkında da eleştirisi vardı. Babacan “teklifin TBMM’ye getiriliş usulü gizli, imzalar teklif çıkmadan önce alındı” diyerek, “bu insanları kuşkuya düşürdü” diye kaydetti. “İlk gece, Adalet Komisyonu hemen toplanıp, eksikler tartışılmadı” dedi. “Bu gizlilik, halkın güvenini zedeledi” diye bitirdi.
Babacan, “daha önümüzde uzun bir yol var. Bu uzun yolun belki bir kilometre taşı diyebiliriz bu yasa teklifi için” diyerek, “40 yıllık sorunun çözümü için bir vesile olmalı” vurguladı.
Riskten söz ederken, Babacan “komisyon tamamen Cumhurbaşkanı’nın atadığı kişilerden oluşuyor” diyerek, “bu durumda kararlar partinin siyasi tercihlerine göre şekillenebilir” diye uyardı. “Adalet, yürütme, yargı ayrımı çok önemli; bu ayrım bozulursa hukuk devleti zarar görecek” diye öne çıkardı.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili Sadullah Ergin ise “idari makamlara verilen yetkiler idari kurumlar tarafından belirlendi, yargı ile yürütme iş bölümü var” diyerek, “doğru işlerse bir sorun oluşturmaz” diye açıklamada bulundu.
Bakın ne olacak? Çerçeve yasa ile başlayan süreç, terör ve şiddet sorununu çözmek için bir kilometre taşı mı, yoksa uzun bir yolun sadece başlangıcı mı? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber