TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın başkanlığında, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 10 ve 18’inci maddeleriyle ilgili görüşmeleri sürdü. Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, dijital takip düzenlemesini eleştirerek “Çocuğu dijital risklerden korumak istiyorsak elbette önlem almalıyız ancak koruma adı altında çocuğun bütün dijital hayatını iki yıl boyunca belirsiz bir kamu gözetimine açamayız” dedi.
Söz konusu kanun teklifi, çocukların dijital ortamda izlenmesini, 2 yıl boyunca kamu kurumlarının telefon, tablet ya da bilgisayarındaki hareketleri takip etmeyi öngörüyordu. Kılıç, “Bu durum Anayasa’ya, özel hayatın ve kişisel verilerin korunmasına aykırı” diyerek, verilerin toplanması, kimlerin erişeceği ve ne kadar saklanıp silineceğinin netleşmediğini vurguladı. Birçok muhalefet milletvekilinin de aynı şekilde tepkisi bulundu.
TÜİK verilerine göre, geçen yıl 196 bin 308 çocuğun suça sürüklenme iddiasıyla, 267 bin 794 çocuğun ise mağdur olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, İçişleri Bakanlığı raporuna göre bu çocukların yüzde 71’inin 15-17 yaş aralığında olduğunu belirtti. Elçi, “Suça sürüklenen çocuk” ibaresinin “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmesini “kelime oyunu” olarak nitelendirdi. Her 3 çocuktan 1’inin yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu söyledi.
Diğer bir taraf, Konukcu DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukcu, 10 ve 13’üncü maddelerde getirilen yönlendirme tedbirlerini denetimli serbestlik olarak uygulamanın “koruyucu değil cezalandırıcı” olduğunu savundu. 20 saatten 300 saate kadar çalışma, 3 aydan 2 yıla kadar dijital cihazların takip yazılımlarıyla BTK ve Siber Güvenlik Başkanlığı denetimine açılması gibi maddeler vardı. Konukcu, “Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için mücadele ederken bir bakıyoruz, yine çocuk emeğinin kullanıldığı, çocukların zorla işçileştirildiği bir uygulamayla karşı karşıya kalacağız” diyerek eleştirdi.
Kocamaz İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, 14. maddede 15-18 yaş grubundaki çocuklar için sosyal inceleme raporunun zorunlu tutulmamasını, savcı ile mahkemelerin takdirine bırakılmasını eleştirdi. “Bir çocuğun hayatı, kişiliği ve geleceği ‘dosya kapsamı’ denilerek geçiştirilemez,” diye konuştu. Gerekçenin matbu bir cümleyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Coşar YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, 15 yaşından küçükler için sosyal inceleme raporunu zorunlu tutarken 15-18 yaş grubunun rapordan muaf edilmesini “çocukların cezalandırılması üzerine kurulu” olarak nitelendirdi. “Bütün çocuklar çocuğun üstün yararına dayanan yasal güvencelerden eşit biçimde yararlanmalıdır,” diyerek eleştirdi.
Akay CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, teklifin 18 madde olarak geldiğini, 3’üncü maddenin çekilmesiyle 17 maddeye indiğini belirtti. Anayasa’nın 14 maddesine aykırı olduğunu savundu ve sosyal inceleme raporunun 15 yaş üstü çocuklar için tanzim edilmemesinin “keyfiyete bırakılmasının doğru olmadığını” söyledi.
Bütün bu tartışmaların ortasında, çocukların dijital güvenliğiyle ilgili halkın endişesi yükselmeye devam ediyor. Bu sürecin nasıl sonuçlanacağı herkesin gözü önünde. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber