TBMM’de Kürsü Dokunulmazlığı Tartışması: Milletin Kıymetli Konuşma Hakkı

09.08.2026 - 14:40
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

TBMM Genel Kurulu’nda, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında başlatılan soruşturma üzerine, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, “Bu kürsü devletin kürsüsü değildir, bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür” diyerek tepkisini dile getirdi. Ekmen’in sözleri, katılımcıların gözünde, meclis’in demokratik temellerini savunma çabası olarak okunuyor. Belirtilen 83’üncü maddeye atıfta bulunarak, “Bu herkes için sağlanmış bir güvencedir ve tarih boyunca korunmuş bir güvencedir” dediği anlar, o günün tartışma sahnesini sarmış.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, “Herkes korkuyor ya, herkes korkuyor. Biz neyden korkuyoruz ya” diyerek konuyu derinleştirdi. Poyraz’ın sözleri, toplantının ortasında yankı bulurken, CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç da “Bu kürsü özgür değilse Meclis iradesi de özgür değil” diyerek aynı temayı pekiştirdi. Demirci gibi bir de DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kürsü dokunulmazlığına helal getirebilecek her türlü tutum, davranış ve yaklaşımın karşısındayız” diye tarafsızlık vurgusunu sürdürdü.

Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, grup başkanvekilleri, gündemi kendi bakış açılarıyla değerlendirdi. Ekmen’in sesi, “Bu duyuru için sabahı bekleyememesi, gece 23.41’de Genel Kurul çalışmaları devam ederken yapılması, Genel Kurul’un maneviğine ve konuşmacılara yönelik açık bir saygısızlık ve tehdit” niteliğinde oldu. Ekmen’in öne sürdüğü “kürsü dokunulmazlığı” argümanı, meclis içinde bir bakış açısı olarak yankı buldu.

Bununla birlikte, bazı partiler, soruşturmanın meclis içindeki etkisini sorguladı. Poyraz, “Turhan Çömez’in ne dediğinin önemi yok, bu konunun kürsü masumiyetine ilişkindir” diyerek konuyu küçümsedi. Poyraz’ın “Herkes korkuyor ya” tekrarı, toplantının atmosferinde bir gerginlik oluşturdu. CHP’den Sevda Erdan Kılıç, “Kürsünün susturulması, seçen halkın susturulmasıdır” diyerek, demokratik temellere vurgu yaptı.

Kılıç Koçyiğit ise “Kürsü dokunulmazlığına helal getirebilecek her türlü tutum, davranış ve yaklaşımın karşısındayız” diyerek, kararın meclis içinde bir adım geri dönmesi gerektiğini savundu. Günaydın’ın da belirttiği gibi, “101 başvuru yapmışız. Yani, çıkardığınız 101 kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesine götürmüşüz” diyerek, kanun yapımının şeffaflığını sorguladı. Bu sözler, meclis içinde bir tartışma dalgasını tetikledi.

Eğer bir vatandaş meclis içinde konuşma hakkını kaybederse, “Bu yükselme, demokratik sürecin bir yansımasıdır” diyerek, halkın sesiyle ilgili bir mesaj verildi. Bu da, meclis içinde “kürsü dokunulmazlığı” kavramının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Müdürlük, “Bu kürsü sadece bir kulübe değil, milletin sesini taşıyan bir platformdur” diye ekledi.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap