[TBMM] Genel Kurulu’nda şehit yakınları ve gazilerin özlük haklarına ilişkin kanun teklifinin maddeleri görüşülürken, Pervin Buldan başkanlığında toplanan toplantı, CHP Mersin milletvekili Gülcan Kış, CHP Tekirdağ milletvekili İlhami Özcan Aygun ve İYİ Parti Çanakkale milletvekili Rıdvan Uz’un söz almasıyla başladı. Toplantı toplantı, derin bir tartışma havası yaratıyordu. Şehit aileleri ve gaziler Güvenpark’ta hak mücadelesi veriyor, sesleri duyan yok gibi hissediyorlardı.
Gülcan Kış, “Kurşun rütbe sormadıysa sizler de iktidar olarak ailelerimize hakkını teslim ederken rütbe sormamalısınız” diyerek, Şehit Hakları’nı gündeme taşıdı. “Ailelerİz” sözü, beklenen eşitliği vurgulayan bir çığlıktı. Onun bu sözleriyle, şehit aileleri ve gazilerin hakları gündeme gelmişti. Sözlerini verirken Gülcan, “Bizim meselemiz para değil, emsal statüdür” diyerek, ailelerin rütbe ve statü farkı konusunda duyduğu öfkeyi dile getirdi.
Aygun, “Gaziler ve şehitlerin dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’deki kadar kutsallık ve değer atfedilen bir mertebe olmadığını” belirtiyor. Şehit aileleri ve gaziler Güvenpark’ta hâlâ aynı hakları bekliyor. “Şehirdeki” sözüyle, Türkiye’deki kutsallık kavramının yeterince yansıtılmadığını ifade etti. Aygun, “Gaziler için ayrı maaş ve haklar verildiğini” söyledi. Ancak, bu ayrıcalıkların adaletli olup olmadığı tartışılıyor.
Uz, “Kürsü dokunulmazlığı noktasında Sayın Turhan Çömez’le ilgili Adalet Bakanlığı’nın izniyle başlatmış soruşturmayı kınadıyımı ifade etti” diyerek, Gaziler için ayrılan maaşların 6 ayrı derecede bölündüğünü vurguladı. Aynı zamanda, “Gaziler için ayrı maaş ve haklar” konusunu gündeme getirerek, bu durumun adaletsizliğini dile getirdi. “Kınadıyımı” ifadesiyle, soruşturmanın adaletini sorguladı. Şehit aileleri ve gaziler Güvenpark’ta haklarını savunmaya devam ediyor.
Bayraktutan, “Güvenpark’takileri saygıyla, sevgiyle, minnetle Selamlıyorum” diyerek, TBMM’de bu konuda tek bir grup olmadığını vurguladı. “İyi ki varsınız” diyerek, şehit aileleri ve gazilerin çabalarını takdir etti. Bayraktutan, “Anayasa’nın 83’üncü maddesindeki yasama dokunulmazlığını” anımsatarak, “Bir cumhuriyet savcısı kalkıp da TBMM’ye ayar veremez” dedi. Bu sözleriyle, şehit aileleri ve gazilerin haklarının korunması gerektiğini savundu.
Kanun teklifinin 5. maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 20. maddenin birinci fıkrasındaki “mevcut sağlık durumu ile olay tarihindeki” ibaresinin “olay ile” şeklinde, “güvenlik korucularına” ibaresinin ise “güvenlik korucularının kendilerine” şeklinde değiştirilmesi öngörüldü. Önerge, terörle mücadelede bedel ödeyen insanlarımızın haklarını daha adil bir şekilde düzenlemeyi amaçlıyor. Şehit aileleri ve gaziler, bu değişikliklerin beklenen adaleti getirip getirmeyeceği konusunda merak içinde.
Şehit aileleri ve gaziler Gü
Güvenpark’ta haklarını savunmaya devam ediyor, ağlarıyla çarpışıyor, seslerini yükseltiyor. Bu ortamda bir yandan CHP’li Kış, bir yandan İYİ’li Uz, bir yandan da Yeni Parti Bayraktutan, sivil toplumun gözleriyle izleniyor. Bir yandan ailelerin haklarını savunurken, diğer yandan da siyasi partilerin birbirine atıklaştıkları bir sahne bu.
Her bir konuşma, ötekini yansıtır. Kış, “Kurşun rütbe sormadıysa sizler de iktidar olarak ailelerimize hakkını teslim ederken rütbe sormamalısınız” diyerek, eşitliğin temelini atmış durumda. Uz ise “Kürsü dokunulmazlığı noktasında Sayın Turhan Çömez’le ilgili Adalet Bakanlığı’nın izniyle başlatmış soruşturmayı kınadığımı ifade ediyorum” diyerek, bir adaletsizlikten bahsediyor. Bayraktutan da “Güvenpark’takileri saygıyla, sevgiyle, minnetle selamlıyorum” diyerek, birleştirici bir ses çıkartıyor.
Şehit aileleri ve gaziler, kavga eden siyasi partileri gözeten, sokağın sesini duyuruyor. Onların bu çabası, sadece bir yandan şehit ve gazilerin haklarının yasal zemine oturtulması için değil, aynı zamanda “emsal statüsü” gibi eksik unsurların da gündeme getirilmesi için bir çağrı. “Emsal statüsü neden yok?” sorusu, toplantının ortasında yankılanıyor.
Görsel olarak, TBMM’de yapılan bu tartışma, şehrin sokağından gelen seslerin bir çarpışma sahnesi gibi. Sözler, patlamalar gibi havaya yükseliyor. Gülcan Kış’ın gözleri, bir yandan da kaygılı, bir yandan da kararlı. Rıdvan Uz’un avukatı bir gezinti gibi, sözlerini rahatça veriyor. Bayraktutan ise bir an önce “ayak izleri” bırakmayı bekliyor.
Sonunda, TBMM Genel Kurulu’nda şehit ve gazilerin haklarına dair maddeler, “emsal statüsü” eksikliğiyle ilgili bir açıklama bekleniyor. Bu beklemek, vatandaşların sorularına cevap arıyor, sokağı dinleyenlerin sesini yükseltiyor. Ne olacak? Hangi adımlar atılacak? Gelişmeleri takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber