(ANKARA) – Ankara’da günün ilk saati başında, Türkiye Komünist Partisi (TKP) bir açıklama yaparak, “tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı” demiş. İnsanlar sokaklarda kıkırdayarak, “bunu dinlemeye geldim mi?” diye soruyor. TKP’nin bu üfleme, aklı dolu bir mücadele sahnesi gibi, halkı harekete geçiriyor.
İlk paragrafta görebiliyoruz ki, TKP “tarikat ve cemaatlerin halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir” diyerek, devletin kriziyle başa çıkmak için bir soluğu var. Sokağın ruhu “böyle bir şey var ama…” diye bağırıyor, “bu cesur sözlerin altındaki gerçek ne?” diye merak ediyor. Akşam yemeğiyle birlikte gelen haber, “AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu” diye devam ediyor.
Sözler bir kez daha alt alta tekrar ediyor: “tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı” diye bağırıyor TKP. “Bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı” cümlesi, Ankara sokaklarında yankılanıyor. İnsanlar “bence bu da bir fıkra, ama gerçekten de mi?” diye soruyor. “Hükümetin bu konuda geri kalması” gibi bir ifade, “farkça bir fark” yaratıyor.
Diğer taraftan, TKP’nin açıklamasında “fethullahçılardan, süleymancılardan dahi muhalif çıkarmak mümkün hale gelir” diyerek, “iyi tarikat, kötü tarikat” tuzağının nasıl işlediğini anlatıyor. “Bu tuzakla tüm halk düşmanı tarikatlar ortaya çıkıyor” diye söylüyor. “İlk sırada Süleymancılar, ardından Furkancılar” gibi operasyonların ardından bu tartışma bir kez daha alevlendi. Sokağa çıktığında, “böyle bir şey var ama…” diyerek konuşuyorlar.
İlk geçirdiği haberin ardından, “tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz” sözü, sokakların derinliğinde yankılanıyor. “Bunun sonuçları çok büyük” diyerek, “devasa holdinglere sahip tarikatlardan ve büyük bir pastadan söz ediyoruz” diye söylüyor. “Bu pasta için boğazlaşma olmaması mümkün değil” şeklinde bir ifade, kelime oyunlarıyla dolaşıyor. “Bakalım bundan sonra ne olacak?” sorusuyla bitiyor.
Kaynak: Orijinal Haber