Enflasyonun gölgesinde Türkiye’nin üretim gücü nasıl yıkılıyor, dış dengesi de ne kadar sarsılıyor? (ANKARA) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından “Ekonomide alarm veren tablo! Türkiye üretirken pahalı, ithal ederken ucuz” başlığıyla yaptığı paylaşımda, “Türkiye bilinçli bir şekilde üretimden çıkarılıyor. Bunun sadece ekonomiye değil ülkeye de bedeli çok ağır olur” diyerek durumu gündeme taşıdı.
Sözler: “Türkiye ekonomisi yüksek faiz ve sıkı kredi politikasıyla soğutuluyor. Buna rağmen Haziran’da cari açık 4,2 milyar dolar, yıllıklandırılmış cari açık ise 38,9 milyar dolar oldu.” Karabat, “TL reel olarak değerlendi. TCMB’nin TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi Temmuz’da 105,96’ya yükseldi. Yani Türkiye’nin fiyatları, ticaret yaptığı ülkeler karşısında döviz kuru etkisi de hesaba katıldığında yükseldi” diyerek sanayinin rekabet gücünü sorguladı.
İlk 6 ayda ihracat 136,1 milyar dolar, ithalat 189,2 milyar dolar oldu. İhracattaki artış yüzde 3,6, ithalat ise yüzde 4,6 arttı. 53 milyar doların üzerinde dış ticaret açığı verildi. Bu rakamlar “ekonomi hızlanırken yaşanmıyor” yanıtını güçlendiriyor.
Haziran ayında sanayi üretiminin yıllık yüzde 1,4 gerilediği de Karabat’ın sözleriyle pekişti: “Kredi büyümesi yavaşlıyor. İç talebin dezenflasyonist seviyeye geldiğini bizzat TCMB söylüyor.” Fakat sanayi üretiminin gerilemesi, yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolara çıkmasına rağmen “kur artışının uzun süre enflasyonun altında kalması TL’nin reel olarak değerlenmesine yol açıyor” açıklamasını destekliyor.
Dış dengede de bir sorun var. “Yüksek faiz var. Kredi büyümesi sert biçimde yavaşlatılıyor. TL reel olarak değerleniyor. Sanayi üretimi geriliyor. Buna rağmen yıllıklandırılmış cari açık 38,9 milyar dolara çıkıyor.” Karabat, “TCMB 2026 enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltti. Peki, Türkiye üretimden uzaklaşırken hangi ekonomik modele yöneliyor?” diye soruyor.
Bağlantı bu: “Enflasyonu düşürmeye çalışırken Türkiye’nin üretim gücü ve dış dengesi hangi bedeli ödüyor? Verilerle tek tek anlattık. AKP bu düzeni ayakta tutmak için dış finansman desteğine bağımlı.” Bu sözle YENİ Parti, “her türlü diplomatik tavizleri veriyor, Türkiye’de otoriter bir sistem inşa ediliyor” iddiasını ortaya koydu.
Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber