PES’in sosyal medya hesabından tazeleme, Ankara’da ‘Ailem Güvende’ adıyla yürütülen operasyonların sertçe kınanmasıyla başladı. Polis, LGBTİ+ aktivistleri hedef alarak bir hafta sonu onlarca kişiyi gözaltına aldı ve çeşitli derneklere baskın düzenledi… Sokağa çıktıda herkesin gözleri göçüyor, yaşanan şok hissi belki de bir an önce geçmiş gibi oluyor.
Bir kez daha, Avrupa Sosyalistleri Partisi, Türkiye’deki baskının tırmanışını kınıyor. “Türkiye’deki baskının bir kez daha tırmanmasını kınıyoruz” diyerek, yetkililerin LGBTI örgütleriyle bağlantılı web sitelerini ve sosyal medya hesaplarını engellediğini vurguladı. Duyuru, internetin derinliklerinde yankı buldu, bazı yorumcular da “kısa ama etkili” diyor.
Polis, LGBTI aktivistlerinin yanı sıra dernek çalışanlarını da gözaltına alarak, suçun ne kadar derinleştiğini gösterdi. Bu hafta sonu, akşam saatlerinde polis ekipleri, derneklerin kapılarını çarptı ve içeriden kaçan sesleri duydu. Hani, “gözaltına alındı” derken, bir kişi bile gözaltına alınırken gözlerindeki şaşkınlık… Bu olayın ardından derneklerin kapıları kapanırken, halkta çaresizlik hissi yayılıyor.
Sosyal medya hesapları ve internet siteleri, “Ailem Güvende” operasyonları ile bağlantılı olduğu iddia edilen içeriklere yönelik engellerle karşı karşıya kaldı. Yetkililer, bu engellemelerin bir saldırı olduğunu belirtti. “İnsanların hak ve özgürlüklerine yönelik yeni bir saldırı” diye öne çıkan açıklama, hem yerel hem de uluslararası platformda endişe yarattı.
PES’in açıklamasında, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine aykırı olduğu ve tüm vatandaşların temel haklarını koruma görevine açıkça karşı olduğu vurgulandı. Bu nedenle, “Ailem Güvende” adıyla yürütülen operasyonların bir saldırı olduğu, hak ve özgürlüklerin ciddi şekilde zayıfladığını söyleyerek, uluslararası toplumun dikkatini çekti. Sözlerin ardından, ilgili kurumlar da adil bir soruşturma başlatacaklarını duyurdu.
İnce bir gözle bakarsak, polis operasyonları, dernek baskınları ve internet engelleri, tek bir çatı altında birleşerek, LGBTI topluluğunun haklarını tehdit ediyor. İnsanların özgürlüklerine yönelik bu yeni saldırının, gelecekte daha da derinleşip derinleşmeyeceği, hepimizi endişe içinde bırakıyor. Bu olaydan sonra, sokağın sesi ve sesleri ne kadar değişecek, kim bilir?
Kaynak: Orijinal Haber