Ayvalık Uluslararası Film Festivali, beşinci yılında 12 bin izleyiciyle buluştu, Türkiye’nin farklı kentlerinden sinemaseverleri ilçede buluşturdu. 4 bin izleyiciyle yola çıkan festival, bu yıl 12 bin izleyiciyi çekti, kent sınırlarını aşan bir sinema buluşmasına dönüştü. Azize Tan, festivalin beş yıllık yolculuğunu, Ayvalık’la kurduğu bağı, değişen sinema seyircisini, salonların geleceğini ve genç sinemacılara açtıkları alanı ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Ayvalık’ın tarihini, kültürünü, mimarisini ve insanlarını festival için çok özel bir yer haline getirdi, festival de sahiplenme usulüyle büyüdü. … (sokağa çıktıda) halkın kolları sıktı, festivalin büyüsü hissedildi.
Azize Tan, festivalin kendi seyircisiyle büyüdüğünü söyledi. İzleyici, hem festivalin yaratıcısını hem de seninle birlikte büyüyordur. Ayvalık halkı, belediye ve esnaf festival sahiplendi. Zamanla Ayvalık sınırlarını aşarak İzmir, İstanbul, Samsun ve Antakya’dan gelen insanlarla buluşuyor. Bu, Tan’ın kalbini sevinçle doldurdu. … (sokağa çıktıda) “Ayvalık, sinemanın kalbi” diyerek duydu. Sadece film göstermiyor, filmlerin etrafında bir konuşma alanı yaratmaya çalışıyor. Festival süresince sinemacılar ve seyirciler sokakta karşılaşıyor, filmleri tartışıyor. Ayvalık bir destinasyon festivaline dönüştü, festivalle şehri bütünleştiriyor, kültürü, tarihi ve mimariyi keşfetmeyi amaçlıyor.
Programda Almodóvar’ın ve Radu Jude’nin son filmleri, Bruno Dumont’un “Kızgın Kayalar”ı ve animasyonlara özel bir bölüm yer alıyor. “Anılarına” bölümünde ise Kadir İnanır anısına Ayvalık’la özdeşleşen “Kırık Bir Aşk Hikâyesi” yeniden seyirciyle buluşacak. Festival salonları dolarken normal sinema salonları seyirci kaybediyor. Tan, bu durumu insanların sosyal varlık olduklarını, festivallerin bir şenlik olduğunu belirterek açıklıyor. Pandeminin ve dijitalleşmenin etkisiyle sinemada uygulanan bazı politikaların değişmesi gerektiğini söylüyor, büyük bütçeli filmlerin salonlarda tek başına yer bulmaması gerektiğini vurguluyor. Kısa filmlere ve belgesellere alan açmak, Ayvalık’ın güçlü kısa film izleyicisi nedeniyle önemli. Akbank Sanat’la birlikte düzenlenen kısa film bölümü, yabancı kısa filmlerden oluşan seansla dolup taştı. … (sokağa çıktıda) “Bana gelecekte de böyle bir festival bekler misin?” diye soruyor.
Genç sinemacılara alan açmak, Tan için bilinçli bir tercih. Seyir Derneği’ni kurarken gençlere öncelik vermek misyonunun içine yazıldı. İlk ya da ikinci filmini çeken yönetmenlere “Geleceğin Sinemacıları” ödülünü veriyor. Genç Sinema Programı kapsamında Türkiye genelinden 30 sinema öğrencisi Ayvalık’ta ağırlanıyor, atölyelere katılıyor, sektörle tanışıyor ve festival ekibinde çalışıyor. Bu programdan gelen bazı öğrenciler ekibe katıldı, bazıları sektörde yer buldu. Yeni kuşak sinemacıları uluslararası bir değişim programına dönüştürmeyi planlıyor. … (sokağa çıktıda) “Gelecek için umut var mı?” diye merak ediyor.
Kaynak: Orijinal Haber