Baraj Doluluk Oranı 68,9%: Kuraklığın Endişeleri Yine Sürüyor

23.08.2026 - 12:00
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Baraj Doluluk Oranı 68,9%: Kuraklığın Endişeleri Yine Sürüyor
Türkiye genelinde yağış 75,4% artarken barajların aktif doluluk oranı da 41,1’den 68,9’a yükseldi. Bu rakamlar 2025’te su ihtiyacının artacağını gösteriyor ama kuraklığın yılda bir kez çözüldüğü anlamına gelmiyor, diyor uzmanlar. Sokağa çıktıda hava değişiyor, vatandaşlar merak içinde bekliyor.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, aktif su miktarı 38,9 milyar metreküpten 65,2 milyara çıktı. Yani 27,3 milyar metreküp fazla su artık barajlarda. Bu rakamlar, bir yıla mahsus bir artış olsa da uzun vadeli kuraklık sorununu çözmez. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Mikdat Kadıoğlu profesörü, yağışın %29 uzun yıllar ortalamasına göre arttığını, baraj doluluklarının ise su tüketimi, havza koşulları gibi faktörlerden etkileniyor diyerek açıklama yaptı.

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Yağışın düştüğü bölgede toprağın su tutma kapasitesi, yağışın türü ve zamanlaması baraj doluluğunu doğrudan etkiliyor” dedi. Ayrıca, “Kuraklığın ardından gelen ilk yağışların çoğu toprağın nem açığını gidermeye harcanıyor, kısa süreli şiddetli sağanaklar taşkına neden oluyor ve barajlara ulaşmadan sistemden çıkıyor” diyor. Bu durum, baraj doluluğunun tek başına su güvenliğinin göstergesi olmadığını vurguluyor.

Dört büyükşehirdeki baraj doluluk artışları farklılık gösterdi: İstanbul’da 44,3%’ten 46,9’a, Ankara’da 11%’den 32,8’e, İzmir’de 4,3%’ten 39,6’ya, Bursa’da ise 36,1%’den 39,4’e yükseldi. Kadıoğlu, İzmir ve Ankara’daki yüksek artışların başlangıç seviyelerinin düşük olmasından kaynaklandığını belirtti. İzmir’de geçen yılki 4,3%’lik doluluk, büyük bir artışa işaret ederken, bu durum su sorununun çözüldüğünü değil, tehlikeli bir noktada olduğunu gösteriyor. İstanbul ve Bursa’da ise doluluk oranlarının daha yüksek olması nedeniyle artış daha sınırlı görünüyor.

Kuraklığın yavaş gelişen bir afet olduğu vurgulanıyor. Kadıoğlu, “Kuraklık ile taşkın aynı yıl içinde birlikte yaşanması bu rejimin doğal sonucudur” diyerek, su kısıtlamalarının erken uyarı sistemleriyle başlatılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, suyun verimli kullanılması, şebeke kayıp-kaçaklarının azaltılması, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve arıtılmış suyun yeniden kullanılması için yapısal önlemlere ihtiyaç var. Bu yağışlı dönemin bir fırsat olduğu, ancak yapısal önlemler alınmazsa bir sonraki kurak yıl aynı sorunu tekrar getireceği uyarısında bulundu.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
2

Yorum Yap