Ankara’da yüzyıllık üniversite personelinin naklen atanma sürecinde yaşanan karışıklıklar, ÜNİPERSEN’in YÖK’e resmi başvurusuyla gündeme girdi. Bakanlıklar arasında bir tür kavga gibi, personel bir tarafın vazgeçmesiyle bile işlemler iptal oluyor. Bu yüzden üniversite çalışanları, “bana bir yer verilsin” diyerek seslerini yükseltti.
ÜNİPERSEN, ataması sonuçlanmayan personelin mevcut başvuru ve tercihleri esas alınarak yeniden eşleştirilmesini talep etti. Şef kadrosunda görev yapan personelin de becayiş kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. Teknik hizmetler sınıfında ise unvan, kadro ve eğitim alanı farklılıkları nedeniyle eşleştirme sorunları yaşandığını belirtti. Geri kalanlar ise “belli ki YÖK’ün yanımda olmadığını” sözünü ekledi.
Sendika açıklamasında, eşleşen taraflardan birinin atanmaktan vazgeçmesi, üniversitelerin muvafakat vermemesi veya işlemlerin farklı nedenlerle tamamlanamaması nedeniyle bazı personelin yeniden belirsizlikle karşı karşıya kaldığı bildirildi. İlgili personel, “kendi kusuru yok, ama yine de beklenmek zorunda kalıyor” diyerek durumu özetledi. Bilinmiyor ki, YÖK bu konuda ne zaman karar verecek, ama eğer hızlı bir çözüm yoksa, durum daha da pahalıya mahkum olabilir.
Teknik hizmetler sınıfındaki personel, “özel bir sınıf” diye adlandırdıkları bir grupta, unvan, kadro ve eğitim farklılıkları nedeniyle eşleştirme konusunda ayrı bir yol izlenmesi gerektiğini dile getiriyor. ÜNİPERSEN, becayiş uygulamasının kalıcı çözüm olmadığını savunuyor. Özellikle hizmet puanına dayalı bir tayin ve nakil yönetmeliği çıkarılması çağrısında bulunuyor. Bu çağrı, YÖK’ün bir kez daha gözünü açıp kapatmasının ardından, işçi haklarını koruma çabası olarak görülüyor.
Sonuç olarak, ÜNİPERSEN’in YÖK’e yaptığı başvuru, üniversite personelinin yaşadığı mağduriyetlerin birebir çözümünü arıyor. Söz konusu personel, “bana bir yer verilsin, yoksa daha da karışır” diyerek sesini yükseltiyor. Bakalım YÖK bu talepleri ne zaman karşılayacak, yoksa bekleme süresi uzayacak mı?
Kaynak: Orijinal Haber