ANKARA, 27 Ağustos – Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Süleymancılar Cemaati hakkında yürütülen soruşturmanın gizliliğine vurgu yapıp savcıları titiz davranmaya çağırdı. Arınç, “Savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hakimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım” dedi. Aynı zamanda Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’nın açıklamalarına itibar ettiğini belirtti.
Olayın detaylarına baktığımızda, Arınç’ın konuşmasının ardındaki temel nokta, soruşturmanın herhangi bir cemaat veya tarikata yönelik olmadığını, kişilere yönelik adi suçlar nedeniyle yürütüldüğünü vurgulamasıydı. “Soruşturmanın gizliliğinin esas olduğunu vurgulayan Arınç, iddianame düzenlenip mahkemece kabul edilmeden önce kişilerin masumiyet karinesinin korunması gerektiğini ifade etti” diyerek açıklama yaptı. Arınç, “Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir” diye ekledi.
Söz konusu soruşturmanın Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı uygulamaların olduğu yönündeki iddiaları da gözden kaçırmadı. “Soruşturmalarda delilden hareket edilmesi gerektiğini belirten Arınç, ‘Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır’” diyerek, delil bulma sürecinin adil olmasını talep etti. Aynı zamanda, “Kimi kesim, ‘cemaat ve tarikatlar kapatılsın’ şeklinde çağrılar yaparken, Arınç bu görüşleri eleştirip, bu yapıları sosyolojik olarak tanımladı” diyerek, Kur’an kursları ve öğretim faaliyetlerinin de meşru olduğunu savundu.
Arınç, geçmişteki ilişkilerine de değindi. “Kemal Kaçar’la hukuk fakültesinde öğrenciyken tanıştım, fakat cemaat mensubu olmadım” diyerek, “Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan liderliğindeki yapıların uzun yıllardır var olduğunu biliyorum” diye bilgi verdi. “Bununla birlikte, AK Parti ile olan mesafe zamanla açıldı; iki kardeş arasında milletvekili ve karşıtlık, ardından mal ve mülkiyet anlaşmazlığına dönüştü” diye ekledi. Bilinmiyor: bu sürecin detayları.
Soruşturmanın gizliliği ve adil yargılama hakkı konusundaki vurgu, sosyal medyada ve basında yayılan yanlış yorumlara karşı bir tepki olarak değerlendirildi. Arınç, “Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının yanında adil soruşturma ve adil yargılama hakkının da temel bir hak olduğunu kaydetti” diyerek, medyanın sorumlu davranması gerektiğini söyledi. “Soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar” tekrarıyla, soruşturmanın tarafsız ve şeffaf yürütülmesi için çağrıda bulundu.
Gelişmeler devam ediyor. Arınç’ın bu açıklamaları, soruşturmanın şeffaflığını ve adaletin korunmasını sağlama konusunda halkın dikkatini çekti. Arınç, “Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım” diyerek, soruşturmanın sonucunu bekleyenleri bir araya getiriyor. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber