İstanbulda komedyenli İmran Deniz Göktaş yeniden tutuklandı. 31 Ağustos’ta çıkarılan yakalama emriyle 28. Ağır Ceza Mahkemesi, Göktaş’ı başka bir suçtan tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağladı. Mahkeme, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarından ayrı ayrı tutuklama kararı verdi. Bu karar, önceki tahliye kararını itiraz eden savcılık isteğiyle geldi.
Göktaş savunmasında paylaşımları ve gösterilerinde kullandığı ifadelerin politik mizah kapsamında olduğunu belirtti. O, hakaret kastının bulunmadığını savunurken, yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü ve kaçma şüphesinin bulunmadığını ifade etti. Avukatları da müvekkillerinin soruşturmayı bilmesine rağmen kendi isteğiyle Türkiye’ye geldiğini, kaçma ve delil karartma şüphesinin olmadığını dile getirerek savcılığın itirazının reddini istedi.
Mahkeme, dosyada somut suç şüphesini gösteren deliller bulduğunu, suçlar için öngörülen ceza miktarlarının alt ve üst sınırlarını, mevcut delil durumunu ve kaçma şüphesini gerekçelerle belirtti. Bu gerekçeler ışığında 61. Asliye Ceza Mahkemesi, Göktaş’ı “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından ayrı ayrı tutuklamasına oy birliğiyle karar verdi. Karara karşı İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık bırakıldı.
Sokaklardan gelen haberlerde, “İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi” ve “İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi” isimleri sıkça geçiyor. Göktaş’ın yolculuğu, Türkiye’ye dönüşü ve mahkeme süreci, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Birçok kişi, “Bu karar adil mi?” diye soruyor, “İçinde hakaret var mı?” diye tartışıyor. Bu olay, politik mizahın sınırlarını yeniden gündeme getirdi.
Bakalım bundan sonra Göktaş’ın hikayesi nasıl devam edecek, mahkeme kararına karşı hangi itirazlar gelir, ve halkın tepkisi nasıl şekillenir?
Kaynak: Orijinal Haber