Adalet Peşinde Aileler 5’inci Günkü Protestoda Yürekleri Sarsıyor

15.09.2026 - 11:01
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Adalet Bakanlığı önünde 5’inci günkü protestoda, Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri geceyi bakanlık önünde geçirdi. Asu Kaya, YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı, üye aileleri ziyaret etti. “Bu feryat aslında bölgenin feryadı,” dedi. Kadınlar, “Utanç müzeniz” yazılı pankartla, depremde yıkılan yapıların isimlerini binanın direğine yazdı.

Platform Sözcüsü Döne Kaya, “Bize bu iktidar ilk günlerde sevdiğimizi canlı çıkarmamız için dua ettirdi, sonra beden bütünlüğüyle çıkabilmesine şükrettirdi. Depremden bir buçuk, iki yıl sonra DNA eşleştirmeleriyle mezarlarını buldurmaya yol açtı. Bu nasıl bir koordinasjonsuzluk?” diye sordu. “Hadi deprem öncesi yapmadın, deprem anında yapmadın; deprem sonrasında bu nasıl bir koordinasjonsuzluk?” diyerek hamile bir dertini dile getirdi.

Ezgi Apartmanı davasında 35 kişiye mezar oluştuğu haberleriyle, sanıklara verilen 876 yıllık hapis cezasının 8 yıl olarak indirilmesi, aileler için kabul edilemez bir adaletsizlik. Kaya, “876 yılla yargılaması başlayan ve mütalaası da 876 yıldan verilen iki sanığın, kararının sekiz yıl olarak indirilmesi kabul edilebilir bir şey değil,” dedi. Sanıkların 703 gün firari kalıp, tatil villasında denetimli serbestlikle salındığı eleştirisiyle, “Bu, artık bardağı taşıran son olaydır,” sözünü ekledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşmek isteyen aileler, bakanlık önünde geceyi beklerken, görüşme talebine rağmen dönüş yapılmadığını vurguladı. Ezgi Apartmanı kararına yapılan itirazların reddedildiği, sürecin istinafa taşınacağı bildirilmişti. Ancak istinaf sürecinin uzun sürdüğü, aileler için büyük bir sıçraş. Döne Kaya, “876 yıllık cezadan sekiz yıl yatıyorsa bunun istinaf sürecini ben düşünmek dahi istemiyorum,” diyerek adalet beklediğini açıkladı.

Kaya, 35 canın bedelinin sadece sekiz yıllık bir ceza mı olduğunu sordu. “35 canımızı kaybettiğimiz Ezgi Apartmanı’nın enkazı hepimizin vicdanında kapanmamış bir yara,” diyerek, 876 yıl hapis talebinin 8 yıla indirildiğini, bu kararın vicdanlı bir karar olmadığını söyledi. 50 binin üzerinde insanın kaybedildiğini, her birinin bir sevdiği, bir evladı olduğu vurgusu, adaletin gerçek anlamının ne olduğunu sorgulattı.

Sonunda, depremden sonra yıkılan yapıların, kamu kurumlarının isimlerinin yazılı olduğu pankartlar, deprem davalarında yargılamaya sadece alt kademedeki görevli dahil edildiğini, belediye başkanlarının da yargıya dahil edilmesi gerektiğini anlatıyor. Deprem öncesi hazırlıkların eksikliği, AFAD raporlarının varlığı, fakat yapılmaması, “bu nasıl bir koordinasjonsuzluk?” sorusunu daha da keskinleştiriyor. Bakalım bundan sonra adalet nasıl bir yol alacak?

Kaynak: Orijinal Haber

ETİKETLER: Adalet Deprem
admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
27

Yorum Yap