ANKARAda YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, ‘Ailem Güvende’ operasyonlarına ve dijital sansürlere karşı sesini yükseltti. 10 Eylül’den bu yana kayıp olan 11 aylık Büşra bebeği için yetersiz kalanlar, bu isim altında operasyonlar yapıp interneti engelleyerek muhalif sesleri susturmak istiyor. Karasu, hak savunuculuğunu “ahlaksızlık” ve eleştiriyi “milli güvenlik” adı altında susturmaya kadar genişlettiğini söyledi. Şu an bu konuda net bir çözüm bulunmuyor.
Karasu, “Çocuklarımızı istismardan, şiddetten, uyuşturucudan ve sömürüden korumak devletin asli görevidir” diyerek, AKP iktidarının bu sorumluluğu kimlik, yönelim ve yaşam biçimlerine yönelik bir politikanın altına girdiğini savundu. Sözleriyle “Hak savunuculuğu”nun “sorumlu” yerine “soru’mlu” bir hâle geldiğini belirtti. Bu, vatandaşların gözünde tek bir toplumsal kesiyi suçlamak yerine, ayrımcılığı ve kutuplaşmayı büyütüyor. Anlayışın eksik olduğu bu durum, ülkede hak ve özgürlüklerin nasıl savunulacağını soruyor.
“10 Eylül’den bu yana kayıp olan 11 aylık Büşra bebeği bulmakta yetersiz kalanlar, ‘Ailem Güvende’ adı altında operasyonlar yapıp dijital sansür ile muhalif sesleri susturmak istiyor.” diye ekledi Karasu. Bu iddialar doğrultusunda “milli güvenlik” kavramının, hoşuna gitmeyen her düşüncenin üzerine bir sansür perdesi hâline geldiği vurgulandığı, bir suç varsa somut fiil, delil ve hukuk konuşulması gerektiği öne çıkarıldı. Karasu, “Her şey için güvenli bir Türkiye istiyoruz” diyerek, toplumsal barışın inkarla, ötekileştirme ve sansürle kurulamayacağını söyledi.
Sözde “Ailem Güvende” operasyonları, dijital sansürle birleştiğinde, toplumda kimlik üzerinden potansiyel suçlu ilan etme gibi bir yaklaşımın, aileyi korumadığını, aksine ayrımcılığı ve kutuplaşmayı artırdığını belirtti. Bu durumda akıllara “sır” (sira) gibi kavramlar geliyor. Gerçekten de, bu tür politikaların uzun vadeli etkileri nelerdir? Karasu, “Toplumsal barış; inkarla, ötekileştirmeyle ve sansürle kurulamaz. Eşit yurttaşlıkla, hukukla, sosyal adalet ve özgürlükle kurulur.” diyerek, bu gerçeklerle yüzleşmeyi çağırdı.
Kaynak: Orijinal Haber