(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam’da düzenlediği iki günlük resmi ziyarette, SDG’nin kendisini feshetmesi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu yönündeki deklarasyonunu “kıymetli bir adım” olarak nitelendirdi. Fidan, “İttifak içinde tüm silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında birleşmesinin Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliği açısından zorunlu” diyerek, Suriye’nin yeni bir başlangıç yapacağını vurguladı. Hatırlatmalı ki, Fidan’ın sözleri 2024 Aralık’ta Suriye’nin Türkiye ile değil, dünya ile ilişkilerinde yeni bir döneme girilmesi gerektiğini işaret ediyor.
Suriye’deki tüm silahlı unsurların merkezi devlet yapısına katılımı, Suriye’nin “gerçek egemenliğini” yeniden kazanması için kritik bir adım. Fidan, “Bu süreç, yeni Suriye’nin bölgeye istikrar getireceği, barışı yeniden tesis edeceği ve ekonomik kalkınmayı hızlandıracağı” şeklinde konuştu. 70 bin Suriyeli, Türkiye’den kendi topraklarına geri döndü, 1,6 milyon Suriyeli ise yeniden ülkeye dönüyor. Siyasi ve diplomatik alanlarda önemli ilerleme kaydedildi.
İki bakanın ortak basın toplantısında, Fidan “Suriye’nin yeni hükümeti, Türkiye ile işbirliği içinde, ticari, lojistik, kültürel, siyasi ve ekonomik konularda ciddi adımlar attığını” söyledi. “Sadece ikili ilişkileri değil, tüm alanları ele alıyoruz. Her birini tek tek envanterden geçiriyoruz.” Bu süreçte, Suriye’nin ekonomisi, terörle mücadele, yatırımlar ve finansal entegrasyon konularında büyük ilerleme kaydedildi.
Fidan, “Suriye’nin varlığının, “Suriye’nin varlığı”, “Suriye’nin varlığı” …” diye tekrarlayarak, Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlenmesi gerektiğini vurguladı. Suriye’deki bütünleşme sürecinde, SDG’nin “kendisini feshetmesi” ve “Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu” yönündeki deklarasyonu “kıymetli” bulduk. Bu adım, Suriye’nin yeni hükümetine “çok önemli bir destek” sağlıyor.
Fidan, “Suriye’nin ekonomik olarak her geçen gün kalkındığını, savaştan kaynaklanan yaraları sarmaya başladığını görüyoruz” diyerek, “Cumhurbaşkanımız yakın gelecekte Suriye’ye bir ziyareti planlanıyor” belirtti. Bu ziyaretin, “yüksek planlama grubu” ile yapılacak çalışmaları gözden geçirdiğini söyledi. “İlgili çalışma çok önemli”, diye ekledi.
Şeybani, “Halep ve Gaziantep arasında kardeşlik köprüsü kuruldu” diyerek, sınır kapılarıyla işbirliği sağlandığını açıkladı. “Enerji ve elektrik alanlarında destekler sağlandı” sözünü ekledi. Suriye’nin 70 bin Suriyeli, Türkiye’den kendi topraklarına geri döndü, 20 ay boyunca çok ciddi çabalarla bu süreç yürütüldü.
Suriye’nin birleşmesi ve tek vatan olarak yoluna devam etmesi için “tek milli ordu kurulması” ve “silahlı unsurların tamamının devletin gücü ve kontrolü altında olması” konusunda da adımlar atıldı. Fidan, “İşbirliği, hız, karar alma” diyerek, “Kaybedecek vaktimiz yok” vurgusu yaptı.
İsrail’in “Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü”ne yönelik saldırı, Suriye’nin istikrarını tehdit eden en büyük engellerden biri. Fidan, “İsrail, bölgede oluşmaya başlayan huzur ikliminde ‘negatif bir rol’ oynuyor” diyerek, “Filistin devletinin kurulması ve bölge ülkelerinin güçlü, müreffeh ve istikrarlı hale gelmesini önlemeye yönelik politikalar” izlediğini belirtti.
Fidan, “İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik adımlarının, terörle mücadeleye zarar verdiğini” sözünü ekledi. “Suriye’nin güvenliğini sağlaması, terörle mücadele etmesi ve ulusal kapasitesini geliştirmesi, Suriye’nin egemenlik hakkıdır” diyerek, İsrail’in “görevini” tamamlamadığını söyledi.
Şeybani, “Suriye’nin güvenlik ve barış içinde yaşamak istediğini” vurgulayarak, “İsrail’in ihlallerinin sürdüğünü” belirtti. “Fakat bu bizi yolumuzdan geri çevirmedi” diyerek, Suriye’nin ileriye dönük planlarına kararlılıkla devam edeceğini sözlerine ekledi.
Fidan, “İsrail, bölgede oluşmaya başlayan huzur ikliminde ‘negatif bir rol’ oynuyor” diyerek, “Suriye’nin istikrarsızlaştırılması yönündeki adımların sadece Suriye’yi değil, bütün bölgeyi etkileyeceğini” belirtti. Bu açıklama, Suriye’nin yeni hükümetine yönelik uluslararası toplumun desteğini pekiştirdi.
Şeybani, “Suriye’nin terör sponsoru ülkeler listesinden kaldırılmasıyla büyük bir başarı elde ettik” diyerek, “1,6 milyon Suriyeli’nin ülkeye dönüşü” ve “yerinden edilmiş 200 bin kişinin evlerine dönmesi” örneklerini verdi. Diyalog, “Türkiye’nin desteğiyle” gerçekleşti.
Fidan, “İşbirliği, hızlı karar alma” sözleriyle, “Orta vadede ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın şam ziyareti, “enerji alanında potansiyel işbirliği” ve “bölgesel bağlantılılık” konularını gündeme taşıdı.
Şeybani, “İsrail’in istikrarsızlaştırıcı politikaları, bölgenin huzurunu tehdit ediyor” diyerek, “Suriye’nin ulusal kapasitesini geliştirme çabalarına zarar veriyor” bakış açısını paylaştı. “Suriye’nin bölgeye istikrar getiren, barış getiren, ekonomik kalkınma getiren önemli bir oyuncu” olduğunu vurguladı.
Gelişmelerin devam ettiği bu dönemde, Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin “siyasi, diplomatik, ticari, kültürel” alanlardaki işbirliği, bölgenin geleceği için kritik bir rol oynuyor. Bu süreç, “Suriye’nin yeni hükümeti” ve “Türkiye’nin destekleyici yaklaşımı” ile şekilleniyor.
İçinde “Suriye’nin yeni hükümeti” ve “Türkiye’nin desteği” gibi konuların yer aldığı bu haber, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik önemli bir adımı gözler önüne seriyor.
Kaynak: Orijinal Haber