2026-2027 eğitim öğretim yılına başlarken, Ankara’da DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan sosyal medyad üzerinden mesaj attı.
Hatimoğulları, ‘Eşit ve özgür bir gelecek, eşit ve özgür bir egiçimle mümkün’ diyerek, hiçbir öğrencinin eğitim hakkının ailesinin gelirine, yaşadığı yere ya da konuştuğu dile göre belirlenmediğini vurguladı.
Bakırhan ise, ‘Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır’ diyerek, öğretmenlerin güvence koşullarda çalışabildiği bir ülke için mücadele ettiklerini söyledi.
Eğitimde eşitlik, artan okul masrafları ve öğretmenlerin çalışma koşulları konusundaki endişeler, Ankara’da geniş yankı uyandırdı. Özellikle MESEM’LER aracılığıyla öğrencilerin eğitimden koparılıp ucuz iş gücüne dönüştürülmesi, adil bir sistemin nasıl işlediğini sorguluyor.
Öğrencilerin beslenme, kırtasiye, ulaşım ve barınma giderlerini karşılamada zorlandığı bildiriliyor; okulları ve eğitim emekçilerinin sorunları ağırlaşıyor, yoksulluk büyüyor.
Milyonlarca çocuk, yeni eğitim-öğretim yılına başlarken, ailelerinin omuzlarında ağır bir yük taşıyor. Çocukların anadilinde eğitim hakkı güvence altına alınmalı, öğretmenler ise güvenceli, insanca çalışma koşullarına sahip olmalı.
Bu mesajlar, eğitimde eşitlik ve özgürlüğün önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Peki, gelecek eğitim yıla hazırlanırken bu hedefler nasıl gerçekleştirilir?
Kaynak: Orijinal Haber