Eğitim Sen MEB’İ Sıkıştırdı: ‘Bilimsel ve Laik Eğitimin’ Sonu

11.09.2026 - 13:02
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

ANKARA, 2026 – Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, MEB önünde bir protesto düzenledi, çünkü “Bütün eğitim emekçilerinin ücretleri, yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı” dedi. O gün, 300‑500 öğretmen, 100 civarında öğrenci ve veliler, Ankara sokaklarında “Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” sloganıyla toplandı. Irmak, “Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmeli” sözünü de, “temiz, güvenli, kardeşlik dolu okullar” için bir çağrı olarak kullandı.
(1) Olayda, öğretmenlerin maaşları, yoksulluk sınırının üstüne çıkarılmalı… (2) Irmak, “her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı” diyerek, “temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için ihtiyaç duyulan personel kadrolu istihdam edilmelidir” sözünü kullandı. Bu açıklama, protesto sırasında kitleler tarafından “gelimi” şeklinde alındı.
İki dakika sonra, protestocular “Okullarda şiddet istemiyoruz” diyerek, “Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın” sloganını da ekledi. “Ek ders ücreti derhal 300 lira olsun” diyen bir grup, “İnsanca yaşam, mesleki itibar” diye bağırdı. Sloganlar arasında “Ücretli ve sözleşmeli sömürüsüne son. Eşit işe eşit ücret.”, “Maarif modeli dayatmasına son verilsin” ve “Laik, bilimsel, anadilinde eğitim istiyoruz” de bulunuyordu.
İrmak, “Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz” diyerek, MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı açıklamasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Velilerin, “nitelikli, iyi okul” denilen okullara kaydetmek için 100‑200 bin lira bağış yapmak zorunda kaldıklarını belirtti. “Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yöneticileri de velilerden bağış istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılmaktadır” dedi.
TÜİK’in Ağustos 2026 tüketici enflasyonu verilerine göre, “kırtasiye, eğitim alanındaki enflasyon diğer enflasyona göre 22 puan daha fazla.” Irmak, “İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderleri eklendiğinde toplam gelirler 6 bin‑9 bin arasında değişiyor” diyerek, ortaokullarda 8 bin‑12 bin lira, lise düzeyinde ise 10 bin‑15 bin lira arasında olduğunu belirtti. Bu rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisindeki diğer harcamalar da dahil değil.
MEB’in açıklamalarına göre, “2026‑2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu genelge ile bakanlığın eğitimin gerçek sorunlarına ne kadar uzak olduğunu bir kez daha görmüş olduk.” Irmak, “MEB, önlük uygulamasından norm kadro baskısına, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen düzenlemelere kadar şekilci, denetimci ve ideolojik yaklaşımlarını sürdürmeye devam ediyor” diyerek, “Öğretmenlerin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır” vurgusunu yaptı.
Bakanlığın, “2026‑2027” genelgesinin yanı sıra, “2026‑2027” verilerinin “sır saklama” politikası da gündeme geldi. Irmak, “Bakanlık, 13 ölümden bahsediyor, iki ay sonra 37 olduğunu söylüyor. Bizim elimizdeki veriler en azından 13 değil, 23’teydi. Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM’lere yönelik tepkiyi kırmak adına verileri saklıyor” diyerek, “gerçek bunu gösteriyor” sözünü attı.
İnşa edilen talepler arasında, “Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına derhal son verilmelidir” ve “Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterince bütçe ayrılmalı” gibi maddeler bulunuyor. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir” sözü, protestocular için bir mihenk taşı oldu.
İlkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğretmenlerin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile ücretsiz temiz içme suyu alması, temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz sağlanması talepleri de protestonun odak noktası.
Böylece, “Eğitim Sen” ve MEB arasında bir çatışma patlak verdi. “Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM’lere yönelik tepkiyi kırmak adına verileri saklıyor” söylendiğinde, protestocular “Gelecek nesillerin eğitimi için bu duruma son verilmeli” sözünü ekledi.
Bakalım bundan sonra MEB’in politikalarına ne gibi bir cevap gelecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

ETİKETLER: Eğitim MEB
admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
28

Yorum Yap