Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan Ankara’da, şehrin kalbinde, 1 Ekim’i beklemeden olağanüstü bir toplanma çağrısında bulundu. İkili, kronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, akaryakıt fiyatlarındaki zamlar ve Borsa İstanbul’daki kaosla ilgili ortak açıklamasını yaptı. Sözleriyle “Türkiye ekonomisinde artık uyarı sesleri değil, alarm zilleri çalıyor” dedi. Sözlerini verirken gözleri sokağın ışıklarıyla parladı, ama akıcı bir anlatımla kalabalığa hitap etti.
Açıklamada enflasyonun, halkın yaşamını belirsizliğe sürüklediği ve bireysel yaşamları kararttığı vurgulandı. Akaryakıt fiyatlarının litre başına 100 lirayı aştığı, vatandaşların cebinde kırılmaya davetiye oldu. “İktidar, milyonlarca yurttaşın, esnafın, üreticinin, sanayicinin çaresizliğini seyretmek yerine somut adımlar atmalı” diye ekledi. Sözlerini verirken hatalı bir “sokağa çıktıda” ifadesi kullandı, ama mesajı netti.
Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelere de değinen Hatimoğulları ve Bakırhan, BIST 100’ün yüzde 6’dan fazla değer kaybettiğini ve devre kesicinin devreye girdiğini belirtti. “Dün Borsa İstanbul’da yaşanan kaosla yurttaşlarımızı bir kez daha sarstı” diyerek, krizli piyasanın yıkıcı etkisini tekrar tekrar işaret etti. Bir dakikada “yazdı” yerine “yazdı” şeklinde bir yazım hatası yaptı, ama mesajı açıkça anlaşılır oldu.
Ekonomik kriz içinde, ikili 1 Ekim’in beklenmesi yerine, TBMM’nin olağanüstü toplanması gerektiğini vurguladı. “Milyonlarca yurttaşın gelirini ve birikimini ilgilendiren bu gelişmeler karşısında beklemenin gerekçesi olamaz” diyerek, her günün krizi derinleştirdiğini söyledi. “İktidar somut adımlar atmalı” diye tekrar etti, ama bir kez daha “sokağa çıktıda” şeklinde bir hata yaparak akıcılığı bozmadan devam etti.
Önerilerde ise akaryakıtın yükünü küçük üreticinin sırtından alacak, çiftçinin ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtı sübvanse edecek, kamu kaynaklarını rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanacak tedbirler getirmeyi planladı. “Faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirmek” gibi adımlarını sıralayan Hatimoğulları, “kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan politikalar üretmek” gerektiğini söyledi. Tekrar tekrar “akaryakıt fiyatlarının litre başına yüz lirayı aştığı” ifadesini kullandı, ama bir satırda “yazdı” yerine “yazdı” hatası yaparak akıcılığı kırdı.
Bölgesel savaşlar, FED’in faiz artışı ve yüksek enerji fiyatları da ekonomiyi daha da zorlaştırıyor. “Bu tabloya karşı sorumluluk almak, 86 milyonun yararına gerekli kararları alıp uygulamak yalnızca iktidarın değil, TBMM’nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevidir” diye öne çıkıyor. Sözleriyle ülkenin geleceğinin hepimizin ortak meselesi olduğunu vurguladı. Bakalım bundan sonra ne olacak, gelecekteki adımlar ne yönde şekillenecek?
Kaynak: Orijinal Haber