Elazığ Eti Gümüş ve Doruk Madencilik’te Yarınlıktan Tavizsiz Tutum!

16.08.2026 - 15:10
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Elazığda, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Eti Gümüş madeninde ve Doruk Madencilik’te çalışan işçiler, bir hafta süren eylemin ardından yarın itibarıyla tavizsiz tutuma geçmek için hazırlandı. Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda, “Biz burada direnişin yedinci günündeyiz” diyerek, taleplerini netleştirdi. İşçilerin kıdem ve ihbarlarının acilen ödenmesi gerektiğini, Doruk Madencilik’te kalan yüzde 5’lik payın işverenin “yüzde 10” olarak bildirdiği miktarla uyumlu olmadığını vurguladı.

Aksu, “Elazığ Eti Gümüş işçilerin kıdem ve ihbarlarının acilen ödenmesi gerekir” diyerek, “Doruk Madencilik’te geçen dönemden kalan, yüzde 5’lik, işverenin ‘yüzde 10’ olarak ifade ettiği kıdem, ihbar ve maaşlar kısmının acilen ödenmesi gerekir” ifadesiyle, işçi haklarının derhal yerine getirilmesini talep etti. Olay yerinde, işçiler gürültüyle tepki vererek, “Pazartesi sabahı itibarıyla bu doğrultuda tavizsiz bir tavır ortaya koyacağız” diyerek, tutumlarını sertleştirdiler. Bu açıklamaları, işçilerin haklarını savunan bir direnişin içinde bulunduruyor.

İşçilerin talepleri, Çalışma Bakanlığı müfettişleri ve üç bakanlığın garantörlüğünde çıkan raporun, “raporun gereğinin derhal yapılacağı” beyanıyla destekleniyor. Ancak, raporun kabulüyle, “Doruk Madencilik işçilerinin zorunlu ücretsiz izin sürelerindeki ücretlerinin derhal yatırılmasını” bekleyen işçiler, “ihbar tazminatının derhal yatırılmasını, altı arkadaşımızın sendikal tazminatının derhal yatırılmasını” talep ediyor. Bu talepler, işçilerin “ekmekleri için mücadele” ruhunu yansıtıyor.

Sokaktaki işçiler, “Enerji Bakanlığı’nın önündeyiz” diyerek, “Defalarca görüşme isteğimizi ilettik” ve “öyle bir kibir dünyasına ulaşmışlar ki daha bu saate kadar, yedinci gündür, inip bir zahmet beş dakika da olsa madenciyle yan yana gelmek, aynı ortamda bulunmak isteğinden uzak duruyor” sözleriyle, işveren ve üst düzey yöneticilerin elmas gibi tutumlarını eleştiriyor. “İşçiye ihtiyaçları yok. Emekliye, emekçiye ihtiyaçları yok” diyerek, “milletin gerçekliğinden uzak” olduklarını iddia eden yönetimle karşı karşıya kalıyorlar.

Aksu, “Devlet burayı kamulaştıracak. Bu işçilerin haklarını ödeyecek, kendi ödeyecek” diyerek, “Sebahattin Yıldız’ı kulağından tutsun, talimat versin, gitsin alsın parayı” gibi iddialarda bulunuyor. “Mafya babalarına bir tanesini göndersinler. O da oradan alsın. Kendi komisyonunu da alsın” şeklinde, işçi haklarını koruma çabalarına destek talep ediyor. “Halkın öfkelenmesi gerekir” diyen Aksu, “Milletin ihtiyaçları yok” sözleriyle, işçilerin haklarını savunma mücadelesini halkla buluşturuyor.

İşçilerin “yolculuğu” devam ediyor. “Pazartesi itibarıyla bu tavirımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutuma geri geçeceğiz” diyerek, “acele çözüm üretmek zorundayız” diyordu. “Onlar acele kamulaştırma peşinde, biz acele hak alma peşindeyiz” diyerek, “milletin arazisine acele kamulaştırmalarla çökmek” iddiasını dile getiriyor. “Onlar milletin tapulu malına, tapusuna, mülkiyetine, arsasına, dairesine talipler” diyerek, işçilerin “hükümetin gözetimi altında işçileri soyulması” iddialarıyla mücadele ediyor.

İşçilerin talepleri, “hükümetin kamulaştırma planları”na karşı “tavizsiz” bir dirençle karşı karşıya. “İşçiler, sabahın erken saatinde, işlerini gözeten işverenlerin adaletsiz uygulamalarını protesto ediyor” diyerek, “hükümeti, işçilerin haklarını savunmaya ısrar ediyor” durumu sürdürüyor. “İşçi haklarının ödenmesini bekleyen işçiler, sabahın erken saatinde” protesto sahnesinde, “hükümetin gözetimi altında” çatlak bir sistemle ilgili şikayetlerini dile getiriyor. Bakalım, yarın sabah bu tutumun sonucu ne olacak, işçilerin hakları nasıl korunacak?

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
5

Yorum Yap