Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin altıncı gününde, “Bir Arada Yalnız”, “Keçi 501”, “En Güzel Cenaze Şarkıları” ve “Süt Çiftliği” ekipleriyle seyirci karşısına çıktı. Yönetmen ve oyuncular, filmlerin yaşam mücadelesinden anneliğe, aileden ölümle yüzleşmeye uzanan süreçleri anlattı. Seyir Derneği ve Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen festival, sona yaklaşırken ekip katılımlı gösterimlerle sinemacıları canlı olarak Ayvalık seyircisiyle buluşturdu.
Gün, Evrim Çervatoğlu’nun imzasını taşıyan “Keçi 501” ile başladı. Doğu Karadeniz yaylalarında yaşayan çoban Cengiz Taşçı’yı takip eden film, gündelik yaşamın içinden insanın doğayla, geçim mücadelesiyle ve yaşadığı coğrafyayla ilişkisine bakıyor. Çervatoğlu, gösterimin ardından seyirciyle buluşurken Fındıklılı olduğunu ve filmdeki karakterlere ulaşmasının doğal yollarla geliştiğini anlattı. Gözlemci bir yöntem tercih ettiğini, “İç ses ve röportajlarla geçen belgesellerde çok sıkılıyorum. İnsanlar kameranın yerinde olsun ve ne hissettiğine kendi karar versin istiyorum” dedi.
Bunun yanında, “En Güzel Cenaze Şarkıları” yönetmeni Ziya Demirel, bir cenaze evinden yola çıkan filmin, çoğulcu bir orta sınıf portresine uzandığını belirtti. Demirel, üretim sürecinde alışılmış yapım modellerinden farklı, yaratıcı ve kolektif bir yol izlediğini söyledi. “Sanki bir üniversite tiyatro topluluğu gibi amatör ruhla” derken, ekibin çalışma biçimini tarif etti. Film, bir üçlemenin ilk yapımı olarak tasarlandı ancak üçlemenin tamamlanıp tamamlanamayacağını bilmediğini ekledi.
“Bir Arada Yalnız” ise aileye ve yaklaşan ölüme odaklanıyor. Dünya prömiyerini Tallinn Black Nights Film Festivali’nde kazanan yönetmen Ali Vatansever, filmin ölüm üzerine olmasına rağmen asıl meselesinin insanın ölüm karşısındaki tutumunu anlamaya çalışmak olduğunu vurguladı. Oyuncularla bir araya geldiğinde, “Kendi gerçekliğimle doğrulanmak değil, sınanmak için buradayım” diyerek yeni bir gerçeklik aradığını söyledi. Fatih Al, Vatansever’in sete çıkmadan önce oyuncularına söylediği sözleri aktardı.
“Süt Çiftliği” ise annelik deneyiminden doğdu. Yönetmen Elif Eda, filmde öksüz ve yetim kalmış İrem ile Halid’in yarı endüstriyel süt üretim tesisinde geçen hikâyesini anlattı. Derya Alabora, hayvanlarla kurduğu ilişkiyi vurgulayarak, “Süt Çiftliği’nin kendisi için yalnızca bir oyunculuk deneyimi olmadığını, hayvanlarla birlikte çalışmanın çekim sürecine farklı bir boyut kazandırdığını” belirtti.
Festivalin altıncı gününde, uzun ve kısa metrajlardan animasyona 21 film gösterildi. Yeni Mahalle Düğün Alanı’nda ücretsiz etkinlik, çocuklar için “Cesur Kedi Moxy” animasyon filmi ile başladı. “Isabel”, “Tavuk”, “Demir Çocuk”, “Akira”, “Sessiz Dost”, “Kraliçe Zor Durumda”, “Her Defa”, “Miyazma Kampı’nda Ergenlik Arzuları ve Ölüm” ve “Seni İstiyorum” filmleri de sinemaya çıktı.
Görsel bir sahne, festivalin heyecan dolu atmosferini yakalıyor. Ayvalık sokaklarında, sinema ekipleri ve seyirciler arasında geçen bir anı, ışıklarla ve kahkahalarla dolu bir tablo oluşturuyor.
Kaynak: Orijinal Haber