İBB Davası’nda 70. gün… Turan Aydoğan: “Allah’ınızı severseniz bizi bu dertten kurtarın”

26.08.2026 - 10:40
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci duruşma devam ediyor. 53 tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 6. günü, Silivri Marmara Kapalı Cezaevi’nde yeni açılan salonda sürebiliyor, tutuksuz sanıklar da savunmalarını dinliyor. Duruşma salonuna 11.10’da getirilen tutuklu sanıklar da bir anda mahkemeye yansıdı, herkesin gözleri masaya takıldı, anekdotlar birdenbire yükseldi.

İlk savunma, Metro İstanbul Bakım Mühendisi Mesut Taşkın’ın sahneye çıkmasıyla başladı. Taşkın, iddialarda Kaktüs Medya üzerinden para aldığı yönü vardı ama o kişileri tanımadığını söyledi. “Bu dosyadaki hiç kimseyi tanımıyorum, hiçbir talimat veya para almadım,” dedi. Oysa iddialar Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı’ya dair, ama Taşkın bu isimlerle hiçbir ilişki olmadığını savundu. Çok sayıda detay, aynı zamanda farklı cümlelerle tekrarlandı, herkes aynı sorumluluğu hatırlıyor.

Turan Aydoğan, eski CHP milletvekili, ikinci bir savunma yaptı. 40 yıllık hukukçunun İBB bürokratlarıyla “akçeli” ilişki olmadığını iddia etti. O, “Bir tanesi çıkıp ‘Turan Aydoğan bırakın akçeli işlerle ilgili, bize tavassutta bulundu’ derse burada kendimi yakarım,” diyerek adaletin yolunu açmaya çalıştı. Aynı zamanda, Ekrem İmamoğlu’nun nerede olduğunu merak etti, “Düşmez kalkmaz bir Allah’tır. Ekrem İmamoğlu nerede düşerse ilk tekmeyi biz atacağız,” diye ekledi. Sözleriyle bir anlık bir gerginlik yaratıldı, ama yine de net bir açıklama yok.

Duruşma, gazeteci Şaban Sevinç’in savunmasıyla devam etti. Sevinç, “Bu işi çözeriz ama 200 bin dolarını alırız” dedi. Aydoğan, “Siz olsanız verir misiniz?” diye sordu. Rahman Özdemir’in senet talepleri, para alımından bahsedildi, ama Aydoğan, “Senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.” Bu alıntılar, mahkeme salonunu tırmandı, ama yine de net bir sonuç yok.

KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da soru yöneltti. Kurt, 13 Mart 2024’te alınan kararı, Necmettin Şimşek’in de görüşlerini ekledi. O, “Kesinleşmiş kararı ben değil, Ekrem İmamoğlu da değiştiremez” dedi. Aydoğan, “Konunun hiçbir yerinde ben yokum, ama 29 numaralı eylemden yargılanan tek tutuklu benim” diye itiraz etti, ama yine de olayların gölgesi devam ediyor.

Sonuç olarak, mahkeme salonunda her bir mahkeme süreci, bir drama gibi ilerliyor. Hangi tarafın haklı olduğu, hangisi sahte olduğu henüz net değil. Ne zaman bir karar verilecek, kimlerin haklarını kaybedeceği hâlâ bir soru. Bakalım bundan sonra mahkeme ne karar veriyor, hikaye nasıl sonlanacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
26

Yorum Yap