İran’ın Ankara Büyükelçiliği, (ankara) Ankara’da yer alan resmi sosyal medya hesabından, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması’na ilişkin açıklama yayımladı. Büyükelçilik, bu anlaşmanın İran’a karşı olduğu yönünde endişe duymamız için hiçbir neden bulunmadığını belirtti. Mesaj, dini, tarihî ve kültürel bağlara vurgu yaparak, “Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a yönelik olarak, bu anlaşmanın İran’a karşı olduğu yönünde endişe duymamız için hiçbir neden bulunmamaktadır” demişti. Bakıtsak, “Zira bu üç ülkeyle derin dinî, tarihî ve medeniyet bağlarına ahibiz” diye ekledi. Bilinmiyor ki, bu açıklama daha önce başka bir diplomatik kanaldan duyurulmuş mu?
Bu duyuru, büyükelçiliğin sosyal medya hesabının üzerinden yayımlandı. Mesajda, “Türkiye ve Pakistan halkları arasındaki dostluk geçmişi, İran’ın iki Müslüman ve komşu ülkesi olarak köklü bir geçmişe dayanmaktadır” gibi ifadeler yer aldı. “İran, Pakistan ve Türkiye halkları arasındaki iç içe geçmiş kültürel bağlar son derece açıktır” diyerek, bölgenin tarihsel ilişkilerine değindi. Burada da bir hata var: “sahibiz” yerine “ahibiz” yazıldı, bu da okuyanı şaşırtmış olabilir. Bakalım, izleyiciler bu tür açıklamalara nasıl tepki veriyor?
Açıklamada ayrıca, “Bu gelişme, bölge ülkelerinin ABD’nin ve bölge dışındaki bazı aktörlerin güvenlik sağlama iddialarına güvenemeyecekleri ve dayanamayacakları sonucuna vardıklarının önemli bir göstergesidir” ifadesi de yer aldı. Burada da “ABD’nin” yazımı yanlış, “ABD’nin” olarak düzeltilmesi gerekir. Ayrıca “güvenlik sağlama” ifadesi, biraz da “güvenlik sağlama” şeklinde yazılmıştı, ki bu da bir yazım hatası. Bu bağlamda, büyükelçilik, “Bu ülkeler, kendi imkân ve kabiliyetlerine ve kendi bakış açılarına dayanarak, dış müdahalelerden, dış tarafların etkisinden ve onların yıkıcı müdahalelerinden bağımsız olarak başka bir yöntemi denemeye yönelmektedir” diyerek, bölgesel özerklik vurgusu yaptı.
Söylemek gerekirse, bu açıklama iki taraflı bir güven ortamı sağlamaya yönelik bir adım olarak görülüyor. “Sıradaki adım ne olacak?” diye soran bir vatandaş, “Sıradaki adım ne olacak?” diye tekrar edebilir. Bakın, bu antlaşma, bölge ülkelerinin kendi güvenlik stratejilerini nasıl şekillendireceği konusunda kritik bir dönemeç olabilir. İkindi vakti, bu gelişmenin uzun vadede hangi sonuçları doğuracağı merak konusu.
Kaynak: Orijinal Haber