Sağlam bir bağın yankısı gibi, Ankara sokaklarında yankılanan Meksika’nın 216. bağımsızlık yıl dönümü kutlamaları, hem tarih hem de kültür dolu bir atmosferle devam etti. Resepsiyonda, Meksika Büyükelçisi Francisco Javier Díaz de León ve eşi María Elsa Jiménez Sánchez, Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirleri ağırlarken, bir yandan da iki ülkenin ortaklıklarını vurgulayan konuşmalar yaptı.
Sokaklarda bir yaya bile bu kutlamanın bir parçası oldu. “Adamlar, el ele verip birbirlerinin kültürünü keşfetmek için buradaydı,” dedi bir Türk vatandaş. Meksika’daki Aztek ve Mayalı kalıntıların, Anadolu’nun Hitit ve Lidyaların izleriyle aynı çizgide olduğunu belirten Büyükelçi, iki ülkenin tarihsel köklerinin birbirine paralel olduğunu öne sürdü.
Kuşkusuz bu olay, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda ticaret ve diplomasi açısından da bir dönüm noktası. Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, ticaret hacminin 2,7 milyar doları aştığını, ancak bu rakamın potansiyelin çok altında olduğunu vurguladı. “Sırf bir rakam değil, iki ülkenin geleceğini şekillendiren bir işaret,” diyerek, ticaretin çeşitlenmesi ve dengelenmesi gerektiğini dile getirdi.
İstanbul’da da benzer bir iş birliği ruhu var. “Her iki ülke de bir köprü gibi,” diye ekledi Gümrükçü, “Türkiye’nin Avrupa ile Asya’yı, Meksika’nın ise Kuzey ile Latin Amerika’yı birleştirdiğini.” Bu sözler, iki ülkenin küresel gündemdeki ortak perspektiflerini ortaya koydu.
Meksika’da bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan “El Grito de Independencia” töreni, Ankara’nın tarihi sokaklarında yankılandı. Meksika mutfağından tacos, enchiladas ve tamales, davetlilere sunuldu. “Bu yemekler, sadece bir lezzet değil, iki ülkenin kalplerini birleştiren bir köprü oldu,” dedi bir katılımcı.
Bir diğer dikkat çekici an, Proteo adlı Meksikalı arama kurtarma köpeğinin 6 Şubat depremlerinde Türkiye’de hayatını kaybetmesiyle yaşandı. Büyükelçi, Proteo’nun hatırasını anarken, Türkiye’nin Meksika’ya hediye ettiği “Arkadaş” adlı köpeğin de Meksika’da bulunup yardım çalışmalarında yer aldığını anlattı. Bu hikaye, iki ülkenin kriz anlarında birbirine verdiği desteği gözler önüne serdi.
İki ülkenin 2013’te stratejik ortaklık seviyesine yükselmesiyle birlikte, MIKTA, G20 ve OECD gibi platformlarda birlikte çalışmaları da gündemde. Büyükelçi, “Dünya beşten büyüktür” diyerek, Türkiye ve Meksika’nın ticaret, turizm ve yatırım alanlarında birlikte çalıştıklarını vurguladı.
Sokaklar hâlâ coşkun, ama bu kutlamalar, sadece bir anı değil, geleceğe dair umutlar taşıyor. Bakalım, bu ortaklıklar Ankara’dan başlayıp, Meksika’nın da kalbine nasıl bir iz bırakacak?
Kaynak: Orijinal Haber