Duru, Ankara’da NATO Zirvesi öncesi yapılan operasyonlarda gözaltına alındı, “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla tutuklandı. 2024 yılının başlarında, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmasına çıktı ve yurt dışına çıkış yasağı ile haftanın iki günü adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Bu olay, Ankara’da yapılan operasyonların bir parçası olarak gerçekleşti ve sürpriz bir şekilde, Duru’nun haklarını koruma çabası sonucu serbest bırakıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024’te hazırlanan iddianamen, Duru’nun 35 ayrı eylemi tespit etti. 6 Mayıs’ta Karşıyaka Mezarlığı’nda Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın ölüm yıl dönümü etkinliğine YDG imzalı pankartla katıldığını, 13 Mayıs’ta Soma maden faciası yıl dönümünde YDG flaması taşıdığını ve 18 Mayıs’ta İbrahim Kaypakkaya’nın ölüm yıl dönümünde eyleme katıldığını belirtti. Bu eylemler, Duru’nun YDG içinde aktif olarak yer aldığını gösteriyor.
Duru, ilk duruşmada, “Demokratik haklarımı kullanarak bu eylemlere katıldım. Kimse beni katılmaya zorlamadı. Sosyal medyadan duydum bu eylemleri. Herhangi bir terör örgütü ile alakam yoktur. Ben muhalif yayınları okuyorum. Yeni Demokrat Gençlik dergisi de okuduğum dergilerdendir. Tahliyemi talep ediyorum” dedi. Kendisi, “Sosyal medya üzerinden duyduğum haberleri takip etmiştim, buna göre harekete geçmiştim” diye ekledi. Duru’nun sözleri, halkın bilinçli hareket etme hakkını vurguluyordu.
Sanık avukatı Zeki Avci, “NATO’nun Ankara’ya gelmesi üzerine önleyici olarak gözaltına alındı. Bu benim yorumum değil, müzekkerede bu şekilde yazıyordu. Ancak örgüt üyeliğine dair süreklilik, hiyerarşi gibi temel şeyler tartışılmamış. Biz bu yargılamayı bile yapmamalıydık. Benim müvekkilim nasıl o örgütle bir üyelik ve somut bir bağ kuruluyor anlamıyorum. Ortada somut bir delil yok. Ortada yasal bir dergi var. Tahliyesini ve beraatini talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Avukat, Duru’nun YDG ile ilişkisini ve terör örgütü iddialarını çürütmeyi hedefledi.
Mahkeme, Duru’nun yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi. Bu karar, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Duru’nun tutukluluk halini sürdürmesini istediği eksik hususları giderme isteğiyle de şekillendi. Duru’nun serbest bırakılması, hem haklı savunma hem de yargılamanın şeffaflığı açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
İddianamede, 35 ayrı eylem belirtilirken, Duru’nun YDG içinde aktif olarak yer aldığı iddiaları da yer aldı. Bu eylemler, terör örgütü propaganda iddialarına karşı savunma stratejisiyle karşılandı. Duru’nun serbest bırakılması, toplumsal hakların korunması yönündeki bir ön örnek olarak görülüyor. Gelişmelerin devam ettiği bu davada, Duru’nun gelecekteki yasal süreci nasıl şekillenecek? Bakalım ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber