(İstanbul) – Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve tutuklu cumhurbaşkanı adayı, 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi 4 No’lu salonunda yapılan üçüncü duruşmada, “Üst düzey bürokrasi ve saray siyasetinin parmakları bu fonların içinde” diyerek, casusluk davasının arkasında kimlerin olduğunu açıkladı.
İmamoğlu’nun savunması, 19 Mart’ten bu yana yürütülen yargı süreçlerinde birden fazla suçlamayla karşı karşıya kaldığını vurguladı. “İki yılda şahsıma 20’ye yakın dava ile muhatap edildiğim bir süreci yaşattılar” dedi, “Mevcutta 13 tane ceza davası ile mücadele etmekteyim” diye devam etti.
Sözleriyle mahkeme salonunu sarsan İmamoğlu, “Düzenlenecek olanlar da onlar, denetleyecek olanlar da onlar, düzenleyecek düzenleyen de onlar” diyerek, üst düzey bürokrasi ve saray siyasetinin o fonlarda yattığını iddia etti. Mahkeme ortamı, değişken hâkim sayısı ve adil yargılanma eksikliğiyle dolu.
İmamoğlu, “Siyasetinde casusluk… arkaya dönüp baktığımda çok yakın tanıdığım Necati Özkan’dan casus çıkartmak” diyerek, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün casusluk iddialarının da aynı zeminde sürdüğünü söyledi. “Ellerini aralara koyup düşünmesi gereken bir dönemi yaşıyoruz” diyerek, devletin adalet mekanizmasının çöküşünü eleştirdi.
Fon krizine de değinen İmamoğlu, “Fon vurguncuları hakkında daha önce gerekli yerlere uyarı yapılmış. Hatta bu uyarıyı yapan insanları hemen gözaltına atmışlar” diyerek, gözaltına alınanların “iyi ki tutuklatmadım” diyerek laf ettiğini söyledi.
İdili olarak “Eşler, dostlar, akrabalar, nepotizm böyle yani zirve yapmış” diye açıklayarak, “Eğer bir yönetici varsa akrabası yönetici olamaz” kuralını getirdiğini belirtti. 12,5 milyar lira ile 600 bin çocuğa dağıtılan fonların, yalnızca bir kadına 110 bin dolar verilmesiyle çarpraz bir düzenin varlığını öne sürdü.
İmamoğlu, “Bu ülke nasıl kuruldu, yargılanmak, susturulmak, gözaltına alınmak, taciz, işkence… her şey var. Bütün bunların bedeli emeklilerin aç kaldığı bir Türkiye” diyerek, sistemin adaletsizliğini dile getirdi.
Bunların ardından, “Şu an da 5 günde 7 emniyet mensubumuzun intihar ettiğinden bahsedildiği geçen hafta. Kimse bunu duymadı” diyerek, devlet içinde yaşanan psikolojik sıkıntıları gündeme sürdü.
Kaynak: Orijinal Haber