Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçları ve Mekke İttifakı’nın yeni adımları üzerine Ankara’dan canlı yayın: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV’de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını takiben “Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz” diyerek tepki verdi. Sokağa çıktıda panik yaşandı. Siyasetin bu yoğun noktasında Fidan, “Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve altyapısına çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz” diyerek bir dayanışma mesajı gönderdi. Fidan’ın sözleri, ülkelerin birbirlerine karşı müttefiklik sorumluluğuna vurgu yaparken, Cumhurbaşkanımızın da bu konuda “sözünü eri” olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki çatışmanın parçası haline getirileceği görüşünü reddeden Fidan, “Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içinde değiller” dedi. Bu noktada askeri ihtiyaçların, özellikle teknik konularda olabileceğini vurguladı. “Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz” diyerek, Mekke İttifakı’nın askeri bir angajmana girip girmeyeceği sorusuna net cevap verdi. Gelmişti, kararlaştırılmıştı, ama “karargahın” kurulması hâliyle gerçek bir adım atılacak.
Mekke İttifakı’nın kurumsallaşması sürecinde Fidan, “Anlaşmada öngörülen sekreteryanın kurulması ve askeri karargâhın hayata geçirilmesi hazırlıkları hemen hemen tamamlandı” açıklamasını yaptı. “Bir anlayış birliğine ulaşmış durumdayız. Artık bundan sonra personel gönderip karargâhın işlemesi aşaması kaldı” diyerek sürecine memnuniyetini dile getirdi. İttifakın diğer bölge ülkelerinin katılımına da açık olduğunu belirten Fidan, “Burası büyümeyecekse zaten bir ittifak alanı olmaz” diyerek, bölgesel vizyonunu özetledi.
Ekonomik yansımaların tolere edilebilecek seviyeyi geçtiği konusunda Fidan, Babülmendep Boğazı’ndaki gerilimin sona erdirilmesine yönelik girişimlerin “sonuç alınabilmesi için taraflarca kabul edilmesi” gerektiğini söyledi. “Yeni teklifler var, umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli bir yere kadar tolere edildi ancak ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı” diyerek ABD ile İran arasındaki müzakerelerdeki tıkanmayı vurguladı. Gelmedi, gelmedi müzakereler…?
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye karşıtı açıklamalarını değerlendirirken Fidan, “Netanyahu’nun iç politikadaki konumunu güçlendirmek ve kendisini vazgeçilmez göstermek için arayış içinde olduğunu” belirtti. “Türkiye bu türden provokasyonlara, ucuz kışkırtmalara gelecek bir devlet değil” diyerek, bölge ülkeleriyle olan askeri işbirliklerini önemseyen Türkiye’nin tutumunu özetledi. “İsrail hem bölge hem dünya için tehdit” diyerek, İsrail’in “tıkayıcı” rolünü eleştirdi.
Gazze’deki insani yardımların yetersizliği konusunda Fidan, “Gazze’ye ulaştırılan insani yardımlar istenilen miktar ve hızda olmadı” diyerek, İsrail’in bazı barınma malzemeleri, prefabrik yapılar ve inşaat malzemelerinin bölgeye girişine izin vermediğini belirtti. “Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin olarak, Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin olarak…” diye tekrarlayarak, Suriye’deki gelişmeleri vurguladı. “Suriye’deki pratik adımların atılması gerekiyor” diyerek, bölgesel istikrarın önemini işaret etti.
Rusya ve Ukrayna arasındaki karşılıklı saldırı konusunu ele alırken Fidan, “Karadeniz’de limanların ve deniz hareketliliğinin hedef alındığını” belirtti. “Şu anda her iki tarafa da bu konuda bir teklif gönderdik. Önerilerimizi bekliyoruz” diyerek, Rusya-Ukrayna’nın enerji ve ticari alanları hedef aldığına dikkat çekti. “Tahılın Karadeniz’den çıkarılması öncelik” diyerek, bölgesel ticaretin önemine vurgu yaptı.
Yunanistan ve Ege konusuna gelirsek, Fidan, “Yunanistan’da iç siyasette Türkiye karşıtı söylemlerin kullanıldığını” belirtti. “Seçim atmosferi nedeniyle bu dilin bir süre daha devam edebileceğini” dile getirerek, Yunanistan ile Türkiye arasındaki sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı. “İçerideki basın eliyle dezenformasyon…” diyerek, basının rolüne dikkat çekti. Ege’deki gerginliği…?
S-400 meselesinin çözümüne dair yaratıcı fikirler sunarken Fidan, “S-400 meselesinin çözüm yolunda birtakım yaratıcı fikirler var” diyerek, CAATSA yaptırımlarının “savunma sanayii başbakanlığı açısından sorun oluşturduğunu” belirtti. “İyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz” diyerek, Türkiye’nin bu konuda adımlar atma kararlılığını gösterdi. “İnşallah o konuda olumlu adımlar atacağız” diyerek, umutlarını paylaştı.
Yapay zeka konusunu gündeme getirerek Fidan, “Yapay zeke alanında Türkiye’nin seferberlik başlatması gerektiğini” belirtti. “ABD ve Çin’in kendilerini yeni bir çağa hazırladığını” söyleyerek, bu teknolojinin gelecekte ülkeler arasında yaptırım aracı olabileceğine dikkat çekti. “Büyük veri merkezleri kurmak gerekiyor” diyerek, ulusal güvenlik perspektifinden bakış açısını açıkladı. Yapay zeke…?
Bakay, bundan sonraki gelişmeler…?
Kaynak: Orijinal Haber