Ankara’da TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Öcalan’a atfedilen metinler hakkında açıklama yattı. Söz konusu metinler, İmralı Heyeti tarafından dolaşıma sokulup, siyasi söylem üzerine yoğun tartışmalara yol açtı. Okuyan, sosyal medya hesabından “Madem tarihsel dönüşüm’den söz ediyorsanız, neyi nasıl dönüştürdüğünüzü eğip bükmeden açıklayın” dedi. Sözler, halkın ve meclislerin gözetiminde yürütülen süreçlerin gizlilikten nasıl yola çıkıp kamuoyuna taşındığını gündeme getirdi.
İmralı tutanakları her zaman olay oldu. Çünkü iki ‘çözüm süreci’ halktan, hatta Meclis’ten gizli yürütüldü. Aslında görüşmeler bir tarafıyla gizliydi ama tam olarak gizli kalmaması gerekiyordu! Bu görüşmelere heyet olarak gelen kişiler Öcalan’ın anlattıklarını başkalarına aktarmakla yükümlülerdi. Aktarıma konu olan meselelerin hassasiyeti ve anlatıcının üslubu yüzünden bir karmaşa yaşanmaması için zaten yazılı tutanak gerekiyordu. Devletin de kendi ilgili yönetici ve kadrolarına bu görüşmelere dair bilgi vermesinin tek yolu tutanak tutulması. Böylece süreçlerde tutanakların kamuoyu ile paylaşılmaması kararı verilebilir.
Bası asla bir tutanak daha geniş kitleye ulaşmasın, derken O, “Bazi tutanakların daha geniş kesime ulaşması isteniyor” diyerek devam etti. İmralı örneğinde gazetecilere birkaç kanaldan ‘dosya’ gitmekte. İstense bu engellenir, demek ki en azından bazı tutanakların daha geniş bir kesime ulaşması isteniyor. Aynı zamanda sürecin tümüne baktığımızda, bazı tutanakların iktidar kanadından dolaşıma sokulduğu da görüldü. Ama şimdiye kadar hem AKP’nin hem DEM’in ‘işte tutanaklar budur’ dediği bir belge ortaya çıkmadı. Yani istendiğinde her bir taraf ‘bu gerçek değil’ deme hakkını elde tutuyor. E o zaman neden şikayet ediliyor? Gizli tutmak istemiyorsunuz ama ortaya çıkan bazı belgelerden rahatsızsınız! Zor mesele…
Okuyan, “Türk milliyetçisini de Kürt milliyetçisini de, tarikatçısını da seküler olanı da… Sağcıyı ve de solcuyu, birlikte… Tutanaklar dolaşıma çıktıkça, her defasında, ‘bu tutanak şu kesime hitap ediyor’ demeye başlıyor insan haliyle” diyerek devam etti. O tarafa mı ulaştırıyorlar özellikle bunu bilemiyoruz! “HERKESİ İKNA ETMENİN YOLU YOK” diye ekledi. Başından beri ‘doğrultu önemli’ dedik. Hâla bunu diyoruz. Öngörülerimiz vardı ama gördüklerimiz, duyduklarımız, okuduklarımız bize epey bir fikir verdi. İkna olmayanlardandık, şimdi daha fazla öyleyiz. Deniyor ki, ‘ortalıkta dolanan tutanaklarda tahrifat var’. Kesin vardır. Böyle bir süreçte dengelere kurşun sıkmak isteyen de olur, provokasyon yaratmak isteyen de, küçük hesaplarla cinlik yapmaya kalkan da…
Sonunda Okuyan, “Sürecin artık sır olmaktan çıkan içeriğini halka açık açık anlatmak gerekiyor” diyerek vurgu yaptı. “AKP’nin Öcalan’la ilgili bir bilgi kısıtından söz etmek mümkün değil” diye ekledi. Buradan ne çıkacağı ya da ne çıkmayacağı aslında belli. Madem tarihsel dönüşüm’den söz ediyorsanız, neyi nasıl dönüştürdüğünüzü eğip bükmeden açıklayın. Ha, sürecin sessiz sedasız, tartışılmadan ve kimsenin itirazı olmadan ilerleyeceği düşünülüyorsa, yok öyle bir ülke. Bakkaldan ekmek alınmıyor…
Kaynak: Orijinal Haber