Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Akocak köyü Sülük mezrasındaki taş ocağında, her geçen gün artan patlamalar köylere kabus gibi geliyor. Evlerde derin çatlaklar açılıyor, bir duvar bile çökmüş durumda. Patlamaların yıllardır sürdüğü iddiası, köylülerin öfkesini tırmandırıyor. Şantiyenin yerleşim alanından uzaklaştırılması, hasarlı evlerin incelenmesi ve kalıcı çözüm üretilmesi talebi, gündemdeki ana konu.
Cevap vermeye çalışan yetkililer, AFAD ve itfaiye ekipleri, gece evde kalınmaması konusunda aileleri uyardı. Ancak Alaattin Yardımcı’nın evinin bir duvarı çöktüğünde, asker ve itfaiye ekipleri de vardı. “Evin yıkıldı” dediler, önce inanmadım, sonra tekrar aradılar, “Niye gelmiyorsun, evin yıkıldı” dediler. Geldiğimde asker, itfaiye hepsi buradaydı. Gerçekten evim yıkılmıştı. Evin içine giriyorum, her taraf çatlak. AFAD, itfaiye gelip bakıyor ve “Bu gece bu evde yatmayın” diyor. Ben nerede yatacağım? Şantiye sayesinde evim yıkılıyor. Sadece benim evim değil, köyün evlerinin yarısında böyle çatlaklar var. Ya o şantiyeler kalkıp başka yere gidecek ya da patlamalar azaltılacak. Gelsinler, evlerimizin içerisine baksınlar. Şantiye şefi “Gel, ben bu duvarı kireç yapıp kapatacağım” diyor. Ben de “Sen bu evi kaldıracaksın, yıktıracaksın ve yaptıracaksın” dedim. Çocuklar bu evde nasıl yatacak? İçerideyken yıkılırsa ne olacak? diyerek anlatıyordu. Her patlamada çatlaklar daha fazla açılıyor, evler yıkılıyor diyor.
İlyas Yardımcı da aynı korkuyu paylaşıyor: “Her patlamada zarar görüyoruz, evler yıkılıyor. Çocuklar içeri giremiyor. Her patlamada çatlaklar daha fazla açılıyor. Evler yeni olmasına rağmen bakım yapamıyoruz. Bakım yaptığımızda yine çatlıyor. Ya zararımız karşılan-sın ya patlama miktarı azaltılsın ya da devlet bize bir çare göstersin. 2015-2016’dan beri böyle. Patlama olunca çocuklar bağırarak dışarı çıkıyor. Komşumun evi ortadan ikiye bölünmüş. Yeni olmasına rağmen komple çatlamış. Köyde iki-üç ev de yıkılmış durumda.” Üç yıl önceki bir patlamada evi zarar gören Abdulgani Yalçıntuna ise devlet yetkililerinden yardım talep etti: “Kendilerine ulaştım. Çatlakların olduğunu, evin zarar gördüğünü söyledim. Zararımı karşılayacaklarını söylediler. Buna rağmen herhangi bir yardımda bulunmadılar.”
Köylüler, şantiyenin patlamalarını azaltılması ya da taş ocağının yerleşim alanından uzaklaştırılması için yetkililere sormuz atıyor. Çocukların büyük korku yaşadığını, evlerin yıkıldığını, patlamaların devam ettiğini iddia ediyor. Patlamaların devam ettiği, yıkılan evlerin sayısının artacağı, ailelerin huzursuzluğu devam ediyor. Böyle bir durumda, yerel yönetimlerin ve devletin ne yapacağı merak konusu.
Görselleştirme için haber fotoğrafı çeken gazetecilerin, patlamaların etkilerini, yıkılan evleri ve korku dolu yüzleri yakalamaları bekleniyor. Bu çabalar, olayın gerçek yüzünü göstermek için kritik.
Kaynak: Orijinal Haber