Merkez Park Amfi Tiyatro’da, Adana sokaklarına 33’üncü Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin ışıkları yanarken, Orhan Kemal Emek Ödülleri töreni başladı. Sokağa çıktıda herkes heyecanla bekliyordu, çünkü ödül gecesi sanatın, emeğin ve çevrenin kesiştiği bir sahneye dönüşecekti. Festival, Adana’nın kentin kalbinde, tarihi parkın gölgesinde, 2024 yılının ilk aylarında gerçekleşti.
Tören, Ali İhsan Varol’un hitapıyla başladı. Jürilerin yanı sıra sinema dünyasından isimler, davetliler ve çok sayıda Adanalı katıldı. Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’ın ödüllendirildiği gece, Orhan Kemal’in işçi ve yoksul hikâyelerini yansıtan emek kavramına odaklandı. Gelmi, sahne ışıkları altında üç sanatçıya verildi; Selen’in “Özel Gün” filmi, Koper’in “Çalışma Şarkısı”, Sayman’ın ise “Yolculuk” adlı yapımı takdir edildi.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Sanatçılar özgür olmalı” diyerek, “Sanat özgürlüğü, ülkemizin kültürel mirasının temel taşıdır” diye devam etti. Karalar, “Plastiksiz Bir Dünya” temasıyla sinemanın gücünü vurguladı ve “Avrupa, Adana’yı çöplüğü haline getirmeceğe çalışıyor” şeklinde bir uyarı yaptı. Gelmi, o anın heyecanı içinde, mikroplastiklerin Adana’ya getirilmesinin tehlikelerine dikkat çekti.
Festivalin yönetimi, Güngör Geçer’in “emek” kavramını öne çıkarmasıyla devam etti. Geçer, “Altın Koza’yı düşünün, koza bir anda ortaya çıkmaz; sabırla, iplik iplik örülür” diyerek, Çukurova’nın işçi tarihini hatırlattı. Gerçekten de, Adana’nın fabrikalarında ve tarlalarında çalışan işçilerin emeği, film sahnesine yansıyordu. Gelmi, bu sözlerin ardından seyirciyi coşkuyla alkışladı.
Menderes Samancılar, “Film karanlıkta izlenir, hayat aydınlıkta devam eder” sloganını dile getirerek, Gazze’de yaşanan acılara da değindi. “Gazze acısı var, çocuklar ölüyor” diyerek, İsrail’in ve diğer zulümcülerin kınamasını yaptı. O anın duygusunu hisseden seyirciler, samimi bir tepkiyle alkışladı. Gelmi, Samancılar’ın sözleriyle dolu bir gecede, göğsünü sıkan bir duyguyu yakaladı.
Macit Koper, ödülünü maden işçilerine adadı. “Hakları için mücadele eden maden işçileri, emeğinin meyvesini hak ediyor” diyerek, Orhan Kemal’in işçi sesini günümüze taşıdı. O an, sahnenin ışıkları altında, maden işçileriyle ilgili hatırlatmalarla dolu bir konuşma gerçekleşti. Gelmi, Koper’in sözlerinde bir dokunuş buldu.
Törenin ardından, Nükhet Duru sahneye çıktı ve Yeşilçam’ın unutulmaz şarkılarını seslendi. “Bu geceyi unutmayacağız” dedi. Duru’nun repertuvarı, Adana’nın hafızasında yer eden klasikleri canlandırdı. O anın büyüsü, seyirciyi duygulandırdı, herkes alkışlarla dolu bir atmosferde coştu. Gelmi, Duru’nun sesini dinlerken, hayranlıkla gözleri parladı.
Altın Koza, 9 gün boyunca Adana’nın farklı noktalarında yürüyerek, 23 ülkeden 154 yönetmenin 210 filmi, 450 gösterimle seyirciyle buluştu. Özellikle Cannes ve Venedik’in 2026 programlarından seçilen 18 film, Adana’da ilk kez gösterildi. “Dünya Sineması” bölümünde yılın öne çıkan yeni yapımları ve klasikler, 25 filmle izleyiciyle buluştu. Gösterimler, Burda AVM’deki Sinema Pink by Maximum salonlarının yanı sıra Adana’nın ilçelerine taşıyacak. Beş yıl önce başlatılan Çukurova Altın Koza Film Akademisi de festival programında yer alacak. 22 ayrı üniversiteden 100’ü aşkın akademisyen ve öğrenci katılacak.
Kaynak: Orijinal Haber