İYİ Parti Kritikleri: Çerçeve Yasa Teklifi Meclis’i ‘Tescil Makamına’ Düşürdü

10.08.2026 - 12:20
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan çarpıcı anlar, 12 Ağustos sabahı İstanbul’da, Celan Adan başkanlığında toplandı. Müsavat Dervişoğlu’nun “Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması tersine çevrildi” iddiası, büyük yankı uyandırdı. Meclis’in ‘tüm’ yetkisiyle hazırlanan “Terörsüz Türkiye” sürecine dair çerçeve yasa teklifi, beklenen şeffaflık yerine gizlilikle yüklü bir adım olarak algılandı. Bu olay, TBMM’de hem siyasi hem de halk arasında soru işaretleri oluşturdu.

Dervişoğlu, “Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir” diyerek başladı. Sözleriyle meclis iradesini “zedeledi” diyerek, terör mağdurlarının adalet beklentisini göz ardı ettiğini iddia etti. “İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçerken Türk milletinden gizlendi” diyerek, teklifin “bilinmiyor” olduğunu vurguladı. Bu sözlerin ardından Meclis’de bir ses yükseldi; “Bu tekniğin ‘tüm’ süreçte bir tescil makamı olarak kalması, demokratik prensipleri baltalıyor” diye seslenildi.

Kısaca “silahsızlanma, dağılma, entegrasyon” sıralamasını tersine çeviren yasa, Kolombiya, Kuzey İrlanda gibi örneklerdeki yasal düzenlemelerle çelişiyor. Dervişoğlu, “Yasal adım bir ödüldür; önce hak edilir, sonra verilir” diyerek, bağımsız yargının rolünü öne çıkardı. Aynı zamanda “Kolombiya’da silahsızlanma önce yasal düzenleme, sonra ceza indirimi” diyerek, Türkiye’deki yaklaşımı eleştirdi. Bu argüman, Meclis içinde tartışmayı kızıştırdı; “İlk önce hak, sonra ver, ama burada tek tescil var” diye seslenildi.

Önce “silahsızlanma” kazanımı verildi, sonra “silahsızlanma vaat” belki de geleceğe bırakıldı. Dervişoğlu, “Bu düzenleme, devleti örgüt karşısında eşit bir sözleşmeci gibi gösteriyor” diyerek, terör örgütü PKK’nın silahsızlandırılması yerine “siyasete kazandırma” hedefini vurguladı. Meclis üyeleri ise “Bu, bir ‘terör’ değil, bir ‘terörleşme’ var” diyerek, teklifi “fail odaklı” olarak nitelendirdi. Söz konusu yasa, “şehitler, gaziler ve terör mağdurlarının adalet beklentisini” gözetmiyor; “Kardeşlik” ve “hüküm” kavramlarını yalnızca “tüm” diye bağlamış.

Bu tartışma, Meclis’in milli egemenliğin temsil edildiği bir ortam olduğunu hatırlatırken, “de/da” kullanımında hatalar da ortaya çıktı. Dervişoğlu’nun “İşin özü, bu yasayla Cumhurbaşkanı’ya bu kadar sıfatından sonra bir de başkadılık makamı bahşediliyor” açıklaması, “ERDOĞAN’ı tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz kılmak” iddialarıyla birleşti. Bu yüzden, “Gelişmeler” devam ediyor, “Bakalım bundan sonra ne olacak?” diye hepimizi düşündürüyor.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap