Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin beşinci gününde, İstanbul’dan gelen 16 film, sokağa çıkmada biletli izleyicilerle buluştu. Gün, Bulutsuzluk Özlemi konseriyle sona erdi, ama sinemanın bugünün dünyasına bakışı hala konuşulmaya devam etti. Festivalde, “İsimsiz Eserler Mezarlığı”, “Günyüzü” ve “Gaiaporosis: Müştereklerin Tüketilmesi” gibi filmler, sanat üretmenin zorluklarını, toplumsal adaletsizlikleri ve çevre sorunlarını dile getirdi.
“İsimsiz Eserler Mezarlığı”, genç kuşakların sanatta ve hayatta kendilerine yer açma çabasını anlatırken, Melik Kuru yönetmeninin “Bu imtiyazlara sahip olmadan hem sanat yapmak hem de doğru bir hayat sürdürebilmek mümkün mü?” sorusunu gündeme taşıdı. Sözleriyle sanatçıların ekonomik ve toplumsal ayrıcalıklar arasındaki ilişkiyi vurguladı. İzleyiciler de sokağa çıktıda, yönetmenin filminden aldıkları duyguları paylaştı, bazıları gözleriyle “ı” harfini “i” yerine “ı” yazarak “gelmi̇ḋi mi?” diye sordu.
“Günyüzü”de ise Banu Sıvacı, yıllar sonra yeğeninin düğünü için köyüne dönen müzisyen Suna’nın unutmakla hatırlamak arasındaki yolculuğuna odaklandı. Film, annesi ve anneannesinin hikâyelerinden izler taşıyarak, toplumsal adaletsizliğin uzun süreli acılarını gündeme getirdi. Sıvacı, “Bir film, seyirci gittikten sonra başlamalı ve onda bazı sorular bırakmalı” dedi, bu da izleyicilerin filmi izledikten sonra bile sorularla yüzleşmelerine yol açtı.
Prof. Dr. Füsun Türetken’in “Gaiaporosis: Müştereklerin Tüketilmesi” bölümü, gezegenin tükenen kaynaklarına ve asbest gibi çevre tehlikelerine ışık tuttu. Türetken, “Orman Kanunu” ve “Geçişler” filmlerinde doğal kaynak tüketiminin devlet şiddetine ve zorunlu göçe nasıl bağlandığını tartıştı. Azize Tan, “ÇEVREYLE OLAN BAĞIMIZ ELİMİZDEN ALINIYOR” diyerek, Arjantin’in toprak mülkiyeti sorununu Türkiye’ye paralel bir şekilde gösterdi.
Bakın ne oldu, Ayvalık’ın sokakları sinema salonlarından çıkıp, festivaldeki tartışmalarla doldu. Sanatın ne kadar zorlandığını, çevrenin ne kadar açıkta olduğunu hepimiz gördük. Film festivalinin bu hafta sonu nasıl bir izlenim bıraktığı hâlâ net değil, ama herkes merak içinde, “Bakalım bundan sonra ne olacak?” diye soruyor.
Kaynak: Orijinal Haber