Ankara’da Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya’nın Golan Tepeleri’ndeki İsrail işgalini meşrulaştırma çabasını kınadı. İstanbul gibi bir uluslararası güç, bu açıklamaya karşı sert bir tutum sergiledi. Bakanlık, “Suriye’nin ayrılmaz bir parçası Golan” diyerek, uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurguladı. Ülkemiz, bu tür münferit çabaların hukuki değeri olmadığını yineleyerek, İsrail’in işgaline son vermesini talep etti. Olayın tam olarak ne zaman, nerede gerçekleştiği konusunda detay eksik, fakat resmi açıklama 3 gün önce Ankara’da yayınlandı. Şimdi, Ankara’da bir toplantı odasında, bakanlık yetkilileri niyetleri netleştiriyor.
Bakanlıktan gelen açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı… hukukun vahim ihlali” derken, Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edecek. Bu, uluslararası toplumun üzerindeki yükü hafifletmek için bir çağrı. İbbistan gibi bir ülkenin bu konuda ne kadar etkili olabileceği soruluyor. Kolombiya’nın bu açıklaması, dünya çapında tepki topladı; bazı ülkeler de “hukuki değer yok” dedi.
İşgalin meşrulaştırılmaya çalışılması, Suriye halkı için büyük bir hayal kırıklığı. Bakanlık, “İsrail’in, Golan Tepeleri dahil, işgaline son vermesini” dile getirerek, Suriye’nin egemenliğini korumaya söz verdi. İnsanlar, “Güvenlik Konseyi’nin kararı ne demek?” diye merak ediyor. Orada kullanılan “ihlali” sözcüğü, ciddi bir soru işareti oluşturur. Türkiye, “ütüye destek” ifadesiyle, uluslararası hukukun adaletine vurgu yaptı.
Bu açıklamaların ardından, Ankara’da yetkililer bir araya geldi. Söz konusu toplantı, “Güvenlik Konseyi kararlarını” yeniden gözden geçirmeyi planladı. Kısacası, bu açıklama sadece bir kınama değil, aynı zamanda Suriye’ye destek vurgusu. İnsanlar, “Türkiye’nin Suriye’deki rolü nasıl?” diye soruyor. Gelecekte bu konuda ne gibi adımlar atılacak, merakla bekleniyor.
Böylece, Ankara’daki bu tartışma, uluslararası arenada yankı bulmaya devam ediyor. Güneydoğu Asya’da bir haberci olarak, olayları canlı ve samimi bir dille aktarıyorum. İstanbul’da bir köşede, gazeteci bir çay şişesiyle, “Bakın ne oldu?” diye soruyorum. Böylece, bu olayın ne kadar büyük bir etki yarattığını hissediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber