ANKARA – Eğitim-İş, MEB’in 2026/70 sayılı Genelgesi’ne karşı sert bir tutum sergiledi, öğretmenleri denetimle baş başa bırakacak bir düzenleme olduğuna dair uyarılarını yaptı. Genelge, eğitimdeki kronik sorunları çözmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen, mercek altına alan bir yaklaşım olarak nitelendirilmiş. Burada, “MEB, öğretmenleri…” cümlesiyle açıklama yapılırken, “denetim” kelimesiyle birlikte “kısıtlayıcı” ifadesi de öne çıkıyor.
Eğitim-İş Genel Merkezinden gelen açıklamada, “2026/70 sayılı ‘2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler’ Genelgesi, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen,…” ifadesi yer alıyor. Burada, “denetim” kelimesiyle birlikte “yeni yükümlülükler” kavramı da gündeme getiriliyor. MEB’in amacı, öğretmenlerin önlüğünden telefonuna kadar her adımını kontrol etmek olduğu söyleniyor, bu da bir “ince denetim” şeklinde tanımlanıyor.
Söyleyeni sokağa çıkmış bir öğretmen, “MEB bu yeni düzenlemlerde öğretmenleri bir talimat memuru gibi görmeye çalışıyor” diyor, “bu durum öğretmenlerin mesleki özerkliğini daraltıyor” diye ekliyor. Gözden kaçan bir nokta var, MEB’in öğrenci ve öğretmenleri dar kalıplara sıkıştırma eğilimi, “tek tip öğretmen” ve “tek tip öğrenci” anlayışıyla birleşiyor. Eğitim-İş’in bu konuda duruşu net: “Eğitim, emir-komuta zinciri içinde yürütülecek mekanik bir faaliyet değildir” diyor, “öğretmen de talimat memuru değildir” diye vurguluyor. Burada, ‘1’den ’10’a kadar’ bir ölçekte denetim yapılacak; bu da öğretmenlerin çalışma koşullarını daha da zorlaştırıyor. Ancak, Eğitim-İş, hukuku genelgelerle aşmaya, öğretmenleri itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlere sessiz kalmayacağını belirtiyor.
Bu açıklamalara rağmen, MEB’in genelgesi, “tavizsiz”, “zorunlu”, “istisnasız” gibi ifadelerle dolu ve bu da öğretmenlerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Burada, ‘1’den ’10’a kadar’ bir ölçekte denetim yapılacak; bu da öğretmenlerin çalışma koşullarını daha da zorlaştırıyor. Ancak, Eğitim-İş, hukuku genelgelerle aşmaya, öğretmenleri itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlere sessiz kalmayacağını belirtiyor.
Bakın, bu yeni düzenlemlerin gelecekte öğretmenlerin özgürlüğüne ne kadar zarar vereceği merak konusu. Sözünü bitirirken, “Öğretmenler bu konuda sessiz kalmayacak” diyerek, “eğitimde eşitsizlik ve aj” gibi bir sonucun yaşanacağını öngörüyor. Ne olur, bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber