(ANKARA), 15 Ağustos 2024. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Çerçeve Yasa” teklifi için evet dedi. Bu sözleri, sokağın ortasında bir çay bardaklı, dudak çırptan bir köşede, ankara ışıkları altında, hür bir sesle duyurdu. Baş, “Bunca haksızlığa, yanlışa, ayıba rağmen bu teklife evet diyeceğiz” diye bağırdı.
Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Barış, Saray’ın insafına terk edilemeyecek kadar önemlidir” diyerek, barışın ne kadar kritik olduğunu vurguladı. Fakat aynı anda “Saray’ın insafına terk edilemeyecek kadar önemlidir” de ekledi. Bu çelişki, halkın kafasını karıştırdı.
Parti Meclisimiz geçtiğimiz hafta sonu faydalı sonuçlara yol açacağına inandığım verimli bir toplantı yaptı. Toplantının ardından, “TBMM’de görüşülen yasal düzenlemenin” detayları açıklanıyor, içimde geçenleri paylaşma isteğimle dolu bir mesaj yayımlandı.
İktidarın biricik derdi: Koltuk. Baş, “Ne halkın acılarını bilirler, ne de o acının dindiği bir geleceği düşlerler” diyerek, iktidarın gerçek niyetini ortaya koydu. Oysa, barış hakkıyla konuşulamaz, halk omuz omuza veremez.
Barışın baş düşmanı Saray’dır. Baş, “BARIŞIN BAŞ DÜŞMANI SARAY’DIR” diyerek, aklını titreden bir söz sığdırdı. “Saray’ın insafına terk edilemeyecek kadar önemlidir” diyerek, barışın ne kadar bir kayıp olduğunu vurguladı.
“BUNCA HAKSIZLIĞA, YANLIŞA, AYIBA RAĞMEN BU TEKLİFE EVET DİYECEĞİZ” diyerek, TİP’in kararlılığını ilan etti. Baş, “Barış, Saray’ın insafına terk edilemeyecek kadar önemlidir” diyerek, barışın ne kadar bir çiğnenen ikiye bölündüğünü anlattı.
Saray Rejimi’ne karşı mücadele, “bir kez de bu kutsal meseleyi sabote etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan iktidara karşı duyduğumuz öfkeyle birleşiyor” dedi. Baş, “Ülkemizi bu Saray karanlığından mutlaka kurtaracağız” diyerek, geleceği umutla dolu bir cümleyle vurguladı.
Meclis’in “evet” oyu, iki tarafı da ayırıyor. Bir tarafta koltuğunu, iktidarını uzatmak için küçük hesaplar peşinde koşanlar var. Diğer tarafta ise, “Yeter ki tek bir anamızın daha yüreği yanmasın” diyerek, barış için mücadelemizi sürdürürler.
Bilinmeyen bir çığır açan bu karar, “Sarayın karanlığını” geriye bırakıp, “barışın” yolunu açacak mı? Ne zaman, nerede, kim tarafından, ne amaçla, nasıl… Her şey bir soruya dönüştü.
Kaynak: Orijinal Haber