Gülsen Tuncer, 81 yaşında hayatını kaybetti. İstanbul’da, 15 Ağustos’ta, sanat dünyasına son bir veda verildi. Olay, bir yandan sevdasıyla, bir yandan da izleyicilere derin bir hüzün bıraktı. Bu üzücü haber, tiyatro ve sinema sahnelerinde yıllarca iz bırakan bir yıldızın ölümüyle ilgili.
Kim? Gülsen Tuncer, Türk tiyatro, sinema ve televizyonunun usta isimlerinden biri. Ne? 81 yaşında vefat. Nerede? İstanbul, ülkenin kültür başkenti. Ne zaman? 15 Ağustos, sonbaharın serin akşamlarında. Neden? Doğum gününe yaklaşıp sağlık sorunları; kaynakta tam sebep belirtilmemiş. Nasıl? Yılların yorgunluğu, kalbi işini yormuş.
Ardından, seni anılacak öykülerle dolu bir hayatın anlatısı. Tuncer, 1945 yılında Adana’da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. 1968’de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda “Zilli Zarife” ile sahneye ilk adımını attı. O an, sahne ışıkları altında bir yıldız doğmuş gibi hissettirdi.
Tiyatro yöneticiliği, yapımcılık ve sanat yönetmenliği gibi alanlarda da görev yaptı. Ahmet İsvan’ın kültür danışmanı olarak İstanbul’da dönemin yönetiminde aktif rol aldı. Tepebaşı Sahnesi ve Ankara Çağdaş Sahne’de yöneticilik yaparken, Teos Antik Kent Kazıevi yöneticiliği ve Edirne Kadın Filmleri Festivali danışmanlığı gibi görevlerle de adını duyurdu.
Etkili bir radyo insanı olarak TRT İstanbul Radyosu’nda şiir, radyo tiyatrosu ve kültür programlarında çalıştı. Aynı zamanda tek kişilik okuma tiyatroları, şiir resitalleri ve müzikli gösterilerle Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına da uzandı. 80’e yakın film ve dizide rol alırken, 40’tan fazla yapımda kamera arkasında da görev yaptı. “Aşk-ı Memnu”da Arsen Ziyagil karakteriyle hafızalara kazındı; “Suna” ile Sadri Alışık Ödülleri’ni kazandı.
Kariyeri boyunca birçok ödülle taçlandı. 2008 Sadri Alışık Ödülleri’nde “Suna” ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, 1991 Antalya Film Festivali’nde “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu”, 1989 Ankara Film Festivali’nde “Bir Tren Yolculuğu” ile aynı ödülü aldı. İstanbul Film Festivali Onur Ödülü, Bilge Olgaç Başarı Ödülü gibi onur ödülleri de kazandı.
Eğitim alanında da iz bıraktı. İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, TÜRSAK ve Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde oyunculuk, sahne estetiği, tiyatro tarihi ve dramaturji dersleri verdi. Öğrencilerine hem sahne hem de kamera önündeki sırları anlattı.
Tüm bu başarıların ardından, Gülsen Tuncer’in vefatı, sanat dünyasında derin bir boşluk yarattı. Sevdilere ve izleyicilere “hayat bir sahne, sen de orada bir yıldızydın” demek gibi bir duygu bıraktı. Artık onun sahnede bıraktığı iz, kalplerdeki iz olarak kaldı.
Kaynak: Orijinal Haber