İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki yeni duruşma salonunda, 68’inci gün, İBB Davası’yı dinleyen gazeteciler ve savunma ekipleri heyecan içinde bekliyordu. 414 sanıklı davada, 53 tutuklu ve 53 tutuksuz yargılananlar arasında, Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın savunması ön plana çıktı. Çakır, “Parayla haber yapacak kadar şerefsiz olsam bile, para veren insan içeri girdiğinde korkumdan ağzımı açmam” diyerek sürpriz bir açıklama yaptı; hatırlatır, “Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştireldir”.
Dava, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nden yaşanırken, Akşam saatlerinde tutuksuz gazetecilerin savunmalarına geçildi. Ruşen Çakır, 40ıncı yıllık gazeteciliğine atıfta bulunarak, “Kürt meselesi, İslamcılık, ülkücü hareket, Alevilik gibi zor konularda yıllarca çalıştım ve bir kere bile yargılanmadım” dedi. 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasıyla ilgili olarak “Gözaltı denmesiyle, 6 Kasım’da savcılığa çıkmadık” şeklinde belirtilmişti.
Murat Ongun’un polis ifadelerinde, “Meşe” adlı gizli tanığın gazetecilere para verdiği iddiaları yer alıyor; Çakır, “Bu iddialar beni besledi, para verdiğim gibi” diyerek “HABER ÇIKINCA TUTUKLANMAYI BEKLEDİM” diyerek, “Eğer bu videoyu izliyorsanız ben tutukluyum demektir” başlıklı bir video yaptığını söyledi. 18 Mayıs 2025 Pazar akşamı “İmamoğlu Medyası A.Ş” haberinin çıkmasıyla birlikte, gazetecinin önceki iş birlikleri tekrar gündeme geldi.
Zam Haber’in sahibi Alican Ayvataş, “15 Ağustos 2025’te gözaltına alındım, sosyal medyada yapılanması adı altında ‘halkı kin ve nefrete sürükleme’ suçundan tutuklanmıştım” diyerek, “Bana orada Zam Haber’le alakalı sorular sorulmuştu” şeklinde nitelendirdi. Ayvataş, “Fikir Koli Dijital Medya ile alakalı mı konuşmalıyım yoksa Alican olarak mı?” sorusuyla savunma sırasında belirsizlik yaşadığını belirtti.
Çakır, 40’inci yılımda “Beni bulaştıranlarla inşallah öbür dünyada hesaplaşacağım” sözünü ekleyerek, “İçerde Meşe, İlke gibi gizli tanıkların adlarıyla ilgili olarak, “Benim adımın geçtiği” gibi ifadeler olduğunu söyledi. “İkinci gün bir ifade verdim; orada sorulan soruların dışında iddianamede Alican Ayvataş olarak geldim” diyerek, “Bana orada Zam Haber’le alakalı sorular sorulmuştu” diyerek durumu özetledi.
Kampüs kısmından gelen haberlerde, “Galatasaray maçına gitmekle suç işlemiyorum” iddiasıyla, 18 Mayıs 2025’te Kayserispor maçına gittiği ve Galatasaray kombine sahibi olduğu iddiaları gündeme getirildi. Çakır, “Kombine sahibi olmak, Galatasaraylı olmak bir suç değil” diyerek, “HTS kayıtları çıktığında, arkadaşlar seyrediyordu” şeklinde savunmasını sürdürdü.
İçinde “Küfrederdim” gibi ifadelerle, avukat Çağlanur Yıldız’ın sorusuna “Hanımefendi, kusura bakmayın ama siz bunu bana kafeteryada sorsaydınız küfrederdim” diyerek, Çakır’ın yargılamaya karşı duyduğu öfkeyi gösterdi. 6 Kasım’da gözaltı denmesiyle.
Gündemdeki diğer detaylarda, “Meşe” adındaki gizli tanığın, 12 gazeteci hakkında ifade verdiği iddialar ve “İmamoğlu Medyası A.Ş” haberinin çıkışıyla birlikte, Medyascope’un Ekrem İmamoğlu’na yansıyan şüpheleri tekrar gündeme getirildi. Çakır, “Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştireldir” diyerek, “Parayla haber yapacak kadar şerefsiz olsam da, ağzımı açmam” diyerek, savunmasını tamamladı.
Bu tartışma, 68’inci günün sonuna kadar sürecek; söz konusu iddialar ve savunmalar, davanın ilerleyen günlerinde yeniden incelenecek. Tekrar sorulacak soru: “Bu iddiaların gerçekliği ne kadar dayanıklı, gazetecilik tarafında nasıl bir denge kuracaklar?”
Kaynak: Orijinal Haber