KESK: Sansürle Mücadele, Basın Özgürlüğü Savunuyor

15.09.2026 - 10:32
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

(ANKARA) – KESK, sivil toplum ve bağımsız medya hesaplarına getirilen erişim engeliyle karşı karşıya, bu uygulamaların basın özgürlüğüne, haber alma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğüne doğrudan saldırı olduğunu belirtti. KESK, 12 Eylül’den bu yana LGBTİ+ dernekleri, örgütleri ve aktivistlerinin yanı sıra Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri, Evrensel Gazetesi ve MLSA’nın da X ve Instagram hesaplarına erişim engeli getirilmesine tepki gösterdi. KESK’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, hak ihlallerini görünür kılan sivil toplum kuruluşları ile bağımsız medyanın susturulmasının basın özgürlüğü ile toplumun haber alma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğüne yönelik doğrudan bir saldırı olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Bu sansür politikası, iktidarın toplumsal muhalefeti sindirme ve kamusal alanı tek seslileştirme çabasının bir parçasıdır. Baskıya, sansüre ve antidemokratik uygulamalara teslim olmayacağız. Örgütlenme ve ifade özgürlüğümüzden vazgeçmeyecek, birlikte mücadele etmeyi sürdüreceğiz” denildi.

KESK’in bu duruşu, Ankara’da yaşanan sansür olayının sadece bir başlangıç olduğunu gösteriyor. Birçok X ve Instagram hesabına getirilen erişim engeli, sivil toplum örgütlerini kısır bir devreye sokuyor. Örgütler, LGBTİ+ dernekleri ve diğer aktif gruplar, bu engellerle mücadele ederken ayrıca Uluslararası Af Örgütü Türkiye’nin de arkasından destek alıyor. KESK, bu engellerin basın özgürlüğüne zarar verdiğini, toplumsal muhalefetin susturulmasına yol açtığını belirtiyor.

Görsel olarak da bu olayın örneğini, birçok sosyal medya hesabının kapatılmasından sonra çıkan protesto fotoğraflarında görebiliyoruz. Ankara sokaklarında, insanlar elinde pankartlar tutarak, “Baskıya teslim olmayacağız” yazan afişlerle duruşlarını gösteriyor. Bu görüntüler, basın özgürlüğünün ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. KESK, bu engellerin kaldırılması için çeşitli çağrılarda bulunuyor ve destek çağrısı yapıyor. Halkın sesini duyurmak için bir araya gelerek, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü koruyacaklarını vurguluyor.

Sonuçta, KESK’in bu açıklaması, sadece bir tepki olmadığını, aynı zamanda bir çağrı olduğunu gösteriyor. Yaşanan erişim engelleri, basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit anlamına geliyor. Bu durumda, toplumun haber alma, örgütlenme ve hak arama hakları korunmalı. KESK’in “Baskıya, sansüre ve antidemokratik uygulamalara teslim olmayacağız” sözü, halkın sesi olarak yankılanıyor. Sokağın sesini duyurmak için birlikte mücadele etmeyi sürdürecekler. Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
31

Yorum Yap