Uğur Mumcu Suikastı: MOSSAD İddiası ve Medyanın Çarpışması

10.08.2026 - 06:40
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Uğur Mumcu’nun öldürülmesiyle ilgili en son haber, Türkiye Gazetesinin “Uğur Mumcu suikastında derin kurgu: MOSSAD öldürdü dindarlara yıktı” başlığıyla çıktı. 10 Aralık 2013’te Ankara’da gerçekleşen cinayetin arkasındaki gerçekler, Arap‑İran bağlantılı Tevhid‑Selam/Kudüs Ordusu üyeleriyle örtüşüyor. Bu iddialar, Ceyhan Mumcu ve eski Korgeneral Erdoğan Karakuş’un yıllardır dile getirdiği görüşleri yansıtıyor, ama şimdi tekrar gündeme getirildi.

Kim, ne, nerede, ne zaman, neden… Şimdi bu soruların cevaplarını birlikte inceleyelim. Uğur Mumcu, 2013’te Ankara’da bir tarifte katliamla karşı karşıya kaldı. Olay, 2 kilo bombanın patlamasıyla yıkıldı. Ceyhan Mumcu, 2015’te gazetede “MOSSAD” iddiasını dile getirdi. Erdoğan Karakuş da 2016’da Haber Global’de bu konuyu yeniden gündeme getirdi. Sözleri, 2019’da Cumhuriyetçi Bilim Kurulu tarafından “somut olgularla desteklenmeyen kişisel çıkarım” olarak nitelendirildi.

İşte olayın detayları: Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 2020’de Uğur Mumcu’nun cinayetini İran bağlantılı Tevhid‑Selam/Kudüs Ordusu üyelerinin işlediğini kabul etti. Ferhan Özmen bombayı hazırladı, Necdet Yüksel gözcülük yaptı. Oğuz Demir ise bombayı koydu. Mahkeme, Oğuz Demir’in 2022’deki davasını 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşıdı. Çalışanlar, “bişey” gibi bir kelimeyle özetledi, ama detayları eksik.

Bu haber, Uğur Mumcu ailesini derinden kaygılandırdı. Aile, resmi açıklamasında “kesinleşmiş yargı kararlarıyla tespit edilmiş sorumlulukları tartışmalı hale getirdiği” vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “cinayetin tüm bağlantılarının açığa çıkarılması” talebinde bulundu. Türkiye Gazetesi, bu açıklamayı yayınlamadı, haberini düzeltmedi. “Haberin doğruluğu” konusunda bir soru işareti yükseldi.

Cem Küçük ve diğer medyacıların da benzer hatalar yaptığını görmek zorundayız. İhlas Grubu, Cem Küçük’ün soruşturmasını önceden öğrenmediği halde, 4 gün önce TGRT Haber’e haber yapmamış. Fuat Uğur, Fatih Atik, Tuna Öztunç da isimlerini anmadı. Bu, “para alarak haber yapmak” etik dışı bir davranış gibi geldi. Paranın etkisi, gazetecilerin nesnelliğini zayıflatıyor.

Daha sonra, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Arslan’ın basın toplantısında Doç. Dr. Oğuz Demir’in yanındaydı. Oğuz Demir, “İktisatçı” olarak tanıtıldı, ama politik bir figür. Halk TV, “Doç. Dr. Oğuz Demir /İktisatçı” yazdı. Bu, izleyiciyi yanıltmak gibi. İstanbul’da “İktisatçı” etiketi, gerçek konumsuz bir sunum oldu.

Son olarak, Ceuta bölgesiyle ilgili haberlerde “Sebte” yerine “Ceuta” yazıldı. Osmanlı belgelerinde “Sebte” adı geçiyordu, ama günümüzde “Ceuta”. Anadolu Ajansı, Cumhuriyet, T24, Hürriyet bu konuda farklılık gösterdi. İzleyiciler, “Ceuta” adıyla doğru bilgiyi alamadı.

Görünüşe göre, medya, tarihsel bağlamı göz ardı ederek haber yaptı. Bu durum, halkın doğru bilgiye ulaşmasını zorlaştırıyor. Böyle bir haber ortamında, doğru ve objektif raporlamanın önemi bir kez daha ortaya çıktı. Ne bekliyoruz, bir sonraki haberin ne kadar dürüst olacağını?

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
2

Yorum Yap